Ergenekon ve Güney
Değerli okur,
Bu sayıda, çok merak ettiğinizi tahmin ettiğim Tuncay Güney hakkında merakınızı giderecek bir araştırma bulacaksınız. Merak etmiyorum çünkü kim olduğunu hiç bilmiyorum, diyen varsa biraz anlatayım.
Geçen Şubat'ta Türkiye'nin gündemi, Cumhuriyet tarihinin en ilginç soruşturmasının başlamasıyla daha önce görülmemiş biçimde sarsıldı. Ergenekon operasyonu kapsamında, aralarında üst düzey emekli askerlerin de bulunduğu, çoğu ünlü insanlar gözaltına alınmaya başlandı. Güney de o günlerde girdi hayatımıza. Ekranlarda, gazete manşetlerinde boy gösterdi. Çünkü 2001 yılında Güney'in evi ve ofisinde polisin (Emniyet kaynaklarına göre sahte plakalı bir araç satışı nedeniyle düzenlenen operasyonda) ele geçirdiği altı çuval dolusu belge, yedi yıl sonra Ergenekon soruşturmasında savcı Zekeriya Öz'ün iddialarının önemli bir bölümünü oluşturdu.
Bu hafta Newsweek Türkiye'de okuyacağınız araştırma, yaklaşık üç ay, dört farklı ülkeye yayılarak yapıldı. Semin Gümüşel, Sibel Kızılışık Düler ve Adem Demir, Newsweek'in uluslararası muhabir ağından da aldıkları büyük destekle, Güney'in kendisi ve en yakın çevresi de dahil 100'e yakın insanla görüştüler. Binlerce sayfa okundu, yerli yabancı pek çok resmi merciye başvuru yapıldı. Bir bölümünden hiç sonuç alınamadı, bir bölümü yazıya sığmadı. Tüm bunlarla uğraşırken başka meslektaşlarımız bu işi bizden evvel bitirip kamuoyuna açıklayabilirdi. Bu, doğrusu uyku kaçıran bir riskti. Ama olmadı işte.
Bütün basın Güney ile röportaj yapmak için uğraşıyor, herkes ne söyleyeceğini merak ediyor. Bizim araştırmamızdan çıkansa, lafı Güney'e bırakarak onu tanımanın mümkün olmadığı yönünde. Nitekim, gazetelerde manşet, televizyonlarda flaş olmuş, Yahudiliğinden bitirdiği söylenen okullara, ajanlığından güçlü ve zengin biri olmasına kadar Güney'e dair pek çok bilgi ve haber doğrulanamıyor. Hatta araştırmamız sırasında Güney hakkındaki o kadar çok iddiayı çürüttük ki, yazının başlığı bir ara "Tuncay Güney Kim Değil?" olmuştu.
Hemen her gün gazete ya da televizyonlarda adı geçen Güney'in hayatı ve gerçekte kim olduğu bugüne kadar bir muamma olarak kaldı. Bunun bir nedeni, Güney ile konuşan gazetecilerin haberlerinde yer verdikleri iddialar ve kaynağı konusundaki tutumları. Kamuoyunun merakı nedeniyle her söylediği flaş olan bir adamın söylediklerinin doğruluğunu sorgulatacak noktalar ayıklanıyor olabilir. Nitekim, Güney ile ilgili pek çok habere birinci sayfadan yer veren yaklaşık 250 bin tirajlı bir gazetenin adını açıklayamayacağım bir muhabiri, Güney hakkında "güvenilmez" imajı yaratacak bilgileri haberlere koymaması yönünde telkinlerle karşılaştığını söylüyor.
Güney'in aslında kim olduğu kamuoyu tarafından bu kadar merak edilirken, bu konuda hiçbir yerde doyurucu ve güvenilir bir gazetecilik ürününe rastlanamaması yine de şaşırtıcı. Açıklamak için daha fazla nedene ihtiyaç var. Ergenekon soruşturması üzerinden şiddetlenen laik - İslamcı kamplaşmasında iki tarafın da birbirine karşı bazı istihbarat ve iddiaları Güney'e dayandırıp kolayca speküle edebilmesi de, Güney'in karanlıkta kalmasının nedenleri arasında bence. Örneğin Güney, Ergenekon'un kurucusu ve liderlerinden biri olmakla itham ettiği emekli Tuğgeneral Veli Küçük'le (tutuklu olarak yargılanıyor) bir dönem çok yakın olduğunu söylüyordu. Ama, yakın olduğunu savunduğu isimler arasında "Ergenekon'un hedeflerinden biriydi" denen Fethullah Gülen'in olması kafaları daha da karıştırdı.
Öte yandan Türk basınında ne bu tür derin araştırmalara yeterli vakit tanınır, ne yeterince geniş bir araştırma için gereken imkânlar mevcuttur. Gazetecilerin böylesi zor işlere girişmeye genelde gönüllü olduğu da söylenemez. Ama bütün bunlar bir gerçeği değiştirmeye hâlâ yetmez. Birkaç ay önce iddianamenin açıklanmasıyla dava konusu olan Ergenekon örgütlenmesi hakkında en önemli kaynaklardan birini, hâlâ kimse doğru dürüst tanımıyor. Üç savcının 13 ayda hazırladığı Ergenekon İddianamesi'nde, 100'e yakın insana yöneltilen 2 bin 500 sayfayı aşkın iddialarda en önemli kaynak o. Ancak bu davada tanık değil, sanık değil.
Güney, Türk basınında çizilen portrelerin hemen hiçbirine uymuyor. O, insanların olduğunu sandığı kişi değil. Kim mi? Haberden önce küçük bir ipucu. Zor bir çocukluğun ardından, her fırsatı kullanıp güçlü ve zengin olmaya çalışan, zeki bir insan, mükemmel bir arşivci, sıkı bir konuşmacı ama kesinlikle güvenilmez. Bu yolda istihbarat elemanlarından mafya üyelerine, birçokları tarafından kullanılmaya açık bir yaşam çizgisi var. Güney'i pek çokları için değerli kılan, büyük ihtimalle kendisi ve onu kullananlar için hayatının değersizliği.




















