Yazan: Dabaddah - 07/12/2008 22:21:01
Selamlar, Gerçekten de çok çok gecikmiş bir araştırma ve sonuçlar beni hiç şaşırtmadı. Sık sık veya her zaman kitap okuyorum diyenlerin oranının yüzde 43 olduğuna inanmıyorum. İster istemez yalan söylediklerini düşünüyorum ki bu çok önemli değil. Can Yayınları son zamanlarda kitap dizaynlarını değiştirmeye başlayarak doğru bir adım attı, tek düze beyaz kitaplara yeterince eleştiri geldi sanırım. İletişim yayınlarını Dünya Klasiklerinde yaptığı özensiz çevirilerden dolayı burdan kendilerini kınıyorum, ayrıca font açısından herkesin incelmesini tavsiye ederim. Sanırım takdiri en çok hak eden 2 yayınevi Yapı Kredi Yayınları ve Remzi Kitabevi, iki yayınevide titiz çalışıyorlar. Remzi Kitabevinin geçmişi zaten saygıyı hakediyor, YKY ise Dünya Klasikleri konusunda çok başarılı, Sabahattin Ali ve Nazım Hikmet konusunda yaptıkları hizmet ise takdire şayan. Oda Yayınları da artık kendini yenilemeli. Dost Kitabevininde kısa sürede gelişmesi sevindirici fakat kitap fiyatlarını bu kadar yüksek tutmaları anlamsız, bence bu fiyatları kim belirliyorsa iyi bir yönetici değil, kendimden örnek veriyim; şu an Dost Kitabevinden beğendiğim 30 - 40 farklı kitap var ve bu tavırlarından dolayı alamıyorum, halbuki yüzde 20 gibi cüzi bi indirim yapsalar hem bizi mutlu ederler hemde kendileri daha çok kazanırlar (herkes bundan şikayetçi). Keza Ayrıntı Yayınları da bunu yapıyor fakat merkez binasına gittiğiniz zaman güzel indirimlerle alabiliyorsunuz(Ayrıntı Yayınlarına da AltKültür e verdikleri önemden dolayı saygılarımızı sunuyoruz). İthakinin Kemal Tahir serisi çok hoştu fakat sanırım kriz onları da vurdu sitesinden anladığımız kadarıyla. Kitapların büyük bölümünün İstanbulda satıldığı fikrinin altına imzamı atıyorum; çok küçük bir Anadolu turuyla bu rahatça farkedilebilir, 15 sene Bursada yaşadım , Bursa bu ülkenin en büyük 4üncü şehri ve İstanbulun burnunun dibinde fakat sadece 1 , yanlış duymadınız sadece 1 tane büyük kitabevi var(D&R ları saymıyoruz) diğer illeri düşünmek bile istemiyorum. İstanbulda ise sadece Kabalcı ve Alkım ın varlığı bu farkın oluşması için yeterli bir etken. Yeri gelmişken Kabalcı Yayınlarınında hakkını verelim; tuğla gibi kitapları gidip yüzde 50 indirimle alabiliyorsunuz, fakat yazarların serilerini yarım yamalak değilde bütün halinde yayınlarsalar eğer; işte o zaman daha güzel olucak, yarısı x yarısı y yayınevinden bi seri bir kitapseverin kitaplığında görmek istemeyeceği birşeydir. Öteki Yayınevinin Dostoyevsky serisini yayınlaması güzel bir gelişme oldu (Beyaz sayfa basmayı bırakmları da). Son olarak Oğlak Yayınları ve İş Bankası Yayınlarıyla da ilgili bir kaç şey eklemek istiyorum: İş Bankası Yayınları her yazarın sadece popüler olan kitaplarını çıkarıp bu işi sadece para için yaptığını bize gösteriyor, bu kadar güzel baskılar ve çevirilere sahiplerken bence daha çok kitap çıkarmalılar. Oğlak Yayınları ise gerçekten garip bir oluşum. Taksimde küçük bir şubeleri var (Burdan yüzde 10 indirimli alabilirsiniz) ve inanılmaz kaliteli kitaplar çıkarıyorlar dış dizayn açısından. Dante nin İlahi Komedyası Victor Hugo nun Sefiller i ve Boccaccio nun Decameron u kesinlikle bu yayınevinden alınmalı.Tübitak yayınlarına da Jules Verne serisi ve cazip fiyatları için teşekkürler.



















