Diyalizde aşk
- Diğer Yaşam Haberleri
- "İdeal Müslüman"ın 114 kodu
- Müthiş kelimeler
- İlişkili Haberler
- Bu sizin beyniniz ve yaşlanıyor
- Adımları hızlandırın
- Bir iyi bir kötü haber
- Hani kanser tedavisi ücretsizdi?
- Bir röntgende kanser mi?
- Dikkat zehir çıkabilir
- Netteki doktorun hastasıyız
- Hastalara yer yok
- Tıbbın geleceği
- Böceklerin yükselişi
- Zekâ geliştiriciler
- Kasıktan kalbe giden tedavi
- Eski usul tedavi
- Derin acıları temizlemek
- Pardon, adınız neydi?
- Şimdi uyu, sonra hatırlarsın
- Salgın kapıda
- Bir salgının yol haritası
- Domuz gribi, kuş gribi ve İspanyol nezlesi
- Acil servislerde rakı servisi
- Protez kolla tutunmak
- Anjiyoda görülemeyen
- Bir şekerleme çek
- Yiyelim mi sürelim mi?
- Çok iyi geliyor ve herkes yapıyor
- Bakterileri püskürtün
- Beynin duygusal halleri
- Acımasız katilin izinde
- Beyaz kızlardan ibaret değil
- Kendinizi evde sporla şımartın
- Hasta olmak yetmez
- Türkiye'nin geleceği kuvözde
- Kalbin efendisi, akciğerin peşinde
- Vücut ritmi hakkında yedi gerçek
- Yağların içinde hazine avı
- Belleğin gizemleri
- Haydi beyin şarkı söyle
Pazartesi seans günü olduğu için 2008'in gelişini bir gün önceden, Pazar gecesinden kutluyorlardı. Güneşli günlerde yemek yedikleri havuz kenarındaki çardağı balonlarla süslediler. Hastalar, yakınları ve personelle birlikte toplam 50-60 kişi vardı. İlkgül, böyle bir eğlence düzenleneceğini öngörmediği ve bavuluna bu geceye özel bir kıyafet koymadığı için hayıflanarak, havuza yansıyan aksini seyrederken başka birinin daha o aksi izlediğinden habersizdi. Gecenin başından beri İlkgül'ü takip eden Sonder, çalan ilk romantik parçada, gömleğini düzeltti ve İlkgül'ün oturduğu masaya doğru yürüdü. Hızla çarpmaya başlayan kalbinin sesinden dans teklifinin ilk sözlerini duyamayan İlkgül, alışkanlıkla sol kolundaki fistül izini saklamak için hamle yaptı. Sonra bir anda bunun ne kadar gereksiz olduğu geldi aklına. Onu dansa davet eden Sonder de aynı izi taşıyordu kolunda. Ertesi gün, Sonder'in seansı yoktu ama diyaliz salonuna gelmek için iyi bir sebebi vardı. Bir gece önce saklamakta tereddüt ettiği fistül takılı damaryolundan diyaliz makinesine bağlanan İlkgül'ün kanı temizlenirken, dört saat boyunca sohbet ettiler. Bu yakınlaşmayı ilk fark eden İlknur hemşire oldu. Bir hafta sonra Sonder ve İlkgül aynı saatte yan yana yataklarda bağlanıyorlardı diyalize. Zonguldak'ta yaşayan ve kısa bir süre için Fethiye'deki bu diyaliz merkezine gelen İlkgül'ün tatili uzadıkça uzadı. Dört ay sonra Sonder ile aldıkları evlilik kararını doktorlar ve İlknur hemşireyle paylaştıklarında, başka bir sürprizle daha karşılaştılar. İkisinin de kan değerleri yükseliyor ve diğer tahlil sonuçları gittikçe iyileşiyordu.
Diyalize bağlandığı ilk günlerde 48 kiloya kadar düşen ve hayata küsen Sonder Dalgıç artık kendini hem çok daha sağlıklı hem de mutlu hissediyor. "Ekim'de düğünümüzü yaptık. Evlilik bana öyle iyi geldi ki, bugün normal bir diyaliz hastasının aldığı ilaçların onda birini kullanıyorum" diyor. Diyaliz hastalarının en önemli sorunlarından kansızlık tedavisi için bir hasta ortalama her ay kan iğnesi olurken, bugün Sonder'e yılda bir iğne yetiyor. İkilinin evlenmesine vesile olan Fethiye'deki bu diyaliz merkezininse, diğerlerinden önemli bir farkı var. Fethiye Çalış sahilindeki tesiste, Türkiye'nin dört bir yanından gelen böbrek hastaları tedavilerini aksatmadan tatil yapıyor. "Tatil diyalizi" denen uygulama İspanya ve Yunanistan'da yaygın olsa da Türkiye'de Bodrum, Antalya ve Fethiye'deki bir iki tesisle sınırlı. Fethiye Diyaliz Merkezi, haftada en az üç gün diyalize bağlanarak hayatta kalan böbrek hastaları arasında en popüleri. Burada tanışıp evlenen diyaliz hastası çiftlerle ilgili hikâyeler, özellikle genç hastalardan gelen talebi arttırıyor. Zamanlarının büyük bölümünü geçirdikleri diyalizde tanışıp evlenen çiftlerin öykülerine geçmeden belirtmekte fayda var: Merkezdeki apartlarda yakınlarıyla kalabilen hastalardan ekstra ücret istenmiyor.
Bugüne kadar böbrek hastaları hep organ nakli, tedavi sürecince karşılaştıkları güçlüklerle gündeme geldi. Oysa başka hastalara da umut olsun diye gelinlikleri, damatlıklarıyla Newsweek Türkiye objektifinin karşısına geçmeleri, hayata bağlılıklarının sadece diyaliz makinesiyle sınırlı olmadığının fotoğrafı. Osmaniyeli Sevgi Çağdaş için bu çekimlerin daha da özel bir anlamı var: "Düğünümde fırsat bulup fotoğraf çektirememiştik. Bu fotoğraflarla şahane bir düğün albümü hazırlayacağım." Sevgi de, İlkgül gibi tatil amacıyla Fethiye'ye geldiğini anlatıyor. Ocak'ta evlendiği eşi Selahattin'le ilk kez üç yıl önce karşılaşıyor. "Osmaniye'den Datça'ya gitmiştim. Marmaris'te aşçıbaşılık yapan Selahattin'le orada gördük birbirimizi. Böbrek hastaları için düzenlenen bir gecede dans ettik ama birbirimize ismimizi bile söyleyemeden ayrıldık".
Annesi hastalanınca Osmaniye'ye dönmek zorunda kalan genç kadın, iki yıl boyunca Selahattin'i unutmamış. Kendisi gibi böbrek hastası olan Selahattin'in aklı da Sevgi'de kalmış. İki yılı aşkın bir süre sonra hastalığı nedeniyle kötü bir dönem geçiren Sevgi, bu kez dinlenmek amacıyla Fethiye'ye gelmiş. "Öyle kötü hissediyordum ki, kimseyle konuşmak istemiyordum. Rahatsızlığım da giderek ağırlaşıyordu. Osmaniye'de beni anlayan hiç kimse yoktu" sözleriyle anlatıyor o günleri. Bir iki ay sonra sağlığının düzelmeye başladığı günlerde Selahattin'le yolları bu kez Fethiye'de kesişiyor. Seansları farklı olsa da Selahattin, diyalize bağlandığı günlerde hiç yalnız bırakmıyor Sevgi'yi. Sahilde dolaştıkları bir gün, Selahattin Sevgi'ye evleneceği erkeğin özelliklerini soruyor. 10 yıldır diyalize bağlı yaşayan 24 yaşındaki Sevgi'nin cevabı, aslında bütün böbrek hastalarının dileğiyle aynı: "Ne yakışıklılık ne de maddiyat umurumda. İlgiye, sevgiye ihtiyacım var." Selahattin'in ikinci sorusu "Benimle evlenir misin" oluyor. Aileler karşı çıktığı için, önce nikâh yapıp sonra ailelerini düğüne çağırıyorlar. "Sevgi'yle ikinci karşılaşmamızdan bu yana 10 dakikayı ayrı geçirmedik" diyor 20'li yaşlarından bu yana böbrek hastası olan Selahattin, "Teklifimi kabul edince, Marmaris'teki işimi bırakıp, eşimin yanına geldim." Yaklaşık 11 aydır evli çift, Selahattin'in emekli maaşıyla geçinmeye çalışıyor. En büyük istekleri, diyalize girmelerini aksatmadan bir iş bulup, çalışmak.
Çalışmak, genç diyaliz hastaları için kendilerini anlayacak bir hayat arkadaşı bulmak kadar önemli. ATM Dalaman Havaalanı'nda çalışan Ferda "Sadece böbreklerim hasta, başka bir eksiğim yok ki" diyor. Kendisi gibi böbrek hastası iki yıllık eşi İbrahim Geveze, bir işleri olduğu için şanslı olduklarını düşünüyor. 4 yıldır diyalize bağlanan İbrahim'e göre bir diyaliz hastası için ideal olan, başka bir hastayla evlenmek. "Böbrek hastalarının birçok sorunu olur. Tansiyonum çıktığında, diyalizden sonra yorgun hissettiğimde, beni ancak aynı şeyleri yaşayan biri anlayabilir, ne yapılacağını en iyi o bilir." Ferda da eşiyle hemfikir. Üstelik bu konuda geçmişinde şimdi çoktan unuttuğu talihsiz bir nişanlılık dönemi var: "Nişanlandığın kişi sağlıklıydı. İki yıllık bir ilişkiden sonra, ailesi hastayım, çocuğum olmaz diye beni istemedi. Başta çok üzüldüm. Ama şimdi öyle mutluyum ki."
Çok iyi gözetim gerektiren bir hamilelik süreci şartıyla mümkün olsa da böbrek hastası çiftler, çocuk sahibi olmayı düşünmüyor. Kendi sözleriyle, onlar birbirlerinin "hem çocuğu, hem anne babası, hem de eşi." Uzun yıllardır diyaliz hastalarını takip eden iç hastalıkları uzmanı Dr. Talat Örnek de diyaliz hastalarının üreme yetenekleri olsa bile genellikle çocuk sahibi olmak için değil, yaşamı paylaşmak için evlendiklerini anlatıyor: "Böbrek hastalığı ömür boyu sürebilen, zahmetli bir hastalık. Rahatsızlığın ilk aylarında, aileleri, yakınları hastalara ilgi gösterse de, bir süre sonra yol ayrımı başlıyor, diyaliz hastası giderek yalnızlaşıyor." Örnek'e göre, orta ve üstü yaşlarda hastalananlar evlenmek için sağlıklı kişiler ararken, genç hastalar kendileri gibi insanlarla evlenmeyi tercih ediyor: "Yaşlı hastaların daha çok bakıma ihtiyacı var. Bu yüzden ihtiyaçlarını karşılayacak eş istiyorlar. Gençler içinse anlaşmak, bakılmaktan daha önemli."
Hayat arkadaşı arayan hastalar, ailelerinden bile önce bu dileklerini özellikle biriyle paylaşıyor: Fethiye Diyaliz Merkezi'nin sorumlu hemşiresi İlknur İlkdağlı'yla. İlknur hemşireye göre, kimin kiminle anlaşacağı, daha ilk bir iki görüşmede anlaşılıyor zaten. "İki hastam arasında bir kıvılcım hissedersem, aynı seanslarda diyalize bağlanmalarına özen gösteririm. Baktım, sohbet güzel gidiyor, makinelerinin birbirine yakın olmasını sağlarım." Sonrası düğün hazırlığı.
sayı: 3



















