RÖPORTAJ ARŞİVİ
"Türkiye buluşma noktası"
- Diğer Röportaj Haberleri
- "Mimardan önce"yi arayan bir "Argonot"
- İlişkili Haberler
- Bazı renkler silik çıktı
- Lolita 50'sinde ve daima genç
- Nabokov yazmadan okumuştuk
- Türkiye'de kim, neyi, neden okuyor?
- İnançlılar inanmadığı için mi halifelik kalktı?
- Bakın biz oğlumla gittik!
- Türkiye El Kaide hattı
- El Kaide kitaplığı
- Taliban masaya oturmaya hazır değil
- Hazırlayan da yemekle pişmeli
- Krize birkaç iyi kitap
- Hulki Aktunç'la 40 Yıl
- Bana masal anlatma baba
- Aç tırtılın karanlık yanı
- Sokak köpeği kriteri
- Bu (1) yazı (2) sayılı (3) kelimeli (4) öyküler (5) hakkındadır (6)
- Frankenstein aşkları hâlâ canlı
- Soğuk İsveç'ten ateşli polisiye
- Paniğe kapılmayın
- El Kaide'den uyarı mesajı
Yıllardır Ortadoğu'yu ve terör eylemlerini yakından takip eden, konuyla ilgili 10'dan fazla kitabı bulunan Faik Bulut, yeni kitabı "El Kaide'nin Sırları"nda (Cumhuriyet Kitapları), yakalanan militanların ifadeleri, ele geçirilen belgeler, internetteki cihat siteleri, tanıklıklar ve istihbarat raporlarından yola çıkarak örgütün 2008'deki yapısını ve hedefini yazdı. Bulut, Kürşad Oğuz'a konuştu.
- El Kaide'nin dört-beş yıldır "bireysel cihad" uyguladığını söylüyorsunuz. Nedir bu?
El Kaide gevşek bir örgütlenme. Dünyanın farklı yerlerinde kendisiyle gönül bağı olan birey ya da grupların hepsini kontrol etmesi mümkün değil. Onlara bir inisiyatif tanıyor. Kuran ve Şeriat'a göre karşıdakinin kâfir olduğu gerekçelendirilirse eyleme izin veriyor. Sonuçta yapılan eylemler hem El Kaide'ye puan kazandırıyor hem de küresel özelliğini ön plana çıkarıyor. Ayrıca El Kaide İslam ideolojisi açısından çok köktenci ve dogmatik görünmesine rağmen pratikte hiç öyle değil. Bayağı pragmatist. Verilecek fetva yoluyla işine gelen eylemi çağın gereklerine yani 'kitabına' uydurabiliyor. Onun bu küresel hercümerç işinde yaşamasını sağlayan da bu.
- Örgütün Türkiye'de ilk büyük eylemi Kasım 2003'te iki sinagoga, HSBC ve İngiltere Başkonsolosluğu'na yaptığı bombalı saldırılardı. Bugün El Kaide'nin Türkiye'de geldiği nokta ne?
11 Eylül sonrasında oluşan "oh oldu, El Kaide gâvurları vurdu" şeklindeki kitlesel sempati azaldı. İkincisi, o günden bu yana çok sayıda operasyon oldu. Militan kadrosu güç kaybetti. Bir de, Türkiye'deki El Kaideciler kendilerine bir zemin ve kitle bulamadılar. O yüzden eylemlerini dışarıda gerçekleştiriyorlar. Türkiye esas olarak El Kaide için buluşma yeri. Avrupa'dan gelip Afganistan'a ve Irak'a gönderilen militanlar Türkiye'den geçiyor. Geçenlerde Cezayir ve Fas'ta yakalanan militanların ifadelerini okudum, "Türkiye'de şunlarla görüştük" diyorlar. Görüştükleri Türkler değil belki, Iraklı ya da Suriyeliler ama görüşme noktası Türkiye.
- Bu Türkiye'de artık eylem yapmayacakları anlamına mı geliyor?
Gerekirse yapabilirler. Geçen hafta Irak El Kaide'den ayrılmış Ebu Nizam isimli bir militan Arap televizyonlarına konuştu. "El Kaide Irak'ta sıkıştıkça çevre ülkelere yayılabilir, eylem yapabilir" dedi. Bunun tipik kanıtı Suriye'de ve Lübnan'da artan eylemler.
- Tahir Yoldaşev adlı bir Özbek'in Avrupa'dan Afganistan'a giden militanların Türkiye üzerinden geçişini sağladığını söylüyorsunuz. Yoldaşev Türkler'e de aracı oluyor mu?
Yoldaşev, Özbekistan'daki İslami hareketin sorumlusu. Türkiye'yi tanımıyor ama Batı'da yaşayan El Kaide bağlantılı militanların sorunlarını, giriş çıkışlarını yönetiyor. Türkler'e de yardımcı oluyor.
- El Kaide'deki Türkler'in pozisyonu ne?
Buradan giden Türkler sorgulayıcı. Bunda Türkiye'deki laik ve tartışmacı ortamın etkisi büyük. İslam'ı da sorgulayabiliyorlar. Körü körüne itaat ve biat olmadığı için ne kadar İslamcı olsalar da diğerleriyle ters düşüyorlar. Mesela bir Yemenli El Kaideci çok bilinçli değildir. Camiye gitmiştir, mollanın biri vaaz vermiştir, gidip hayatını feda etmiştir. Bizimki eylemi sorguluyor, "gece neden burada yatıyoruz" diyor. Bu El Kaide'nin çelik disiplini açısından ezber bozucu.
- Kitapta adı geçen Ebu Yasir el Turki, Türk mü?
Bu kod adı. Ebu Yasir el Turki, Afganistan'da daha çok Türkler'in eğitim gördüğü bir kamptan sorumlu. Muhtemelen genel El Kaide örgütlenmesinde arka planda. Ama Türkler'in baş sorumlusu diyebiliriz. Türk olduğunu düşünüyorum. Hiç yoksa 10-15 senedir orada.
- 2006 tarihinde Irak'ta ele geçen altı yüz kadar El Kaide'ye başvuru formu üzerinden analizler yapıyorsunuz. Bunların bize söylediği ne?
Amerikalılar ve Iraklılar, "Bu formlar ummadığımız ölçüde El Kaide hakkında bir profil çizdi" diyor. Ortaya çıkan şu. Bir; bugüne kadar El Kaide'nin militanları hep yabancıydı, şimdi asıl militanları Iraklı. İki; El Kaide bir çokuluslu örgüt. Çokuluslu şirket gibi çalışıyor. Üç; ciddi bir bürokrasi var. Bir örgütten çok minyatür bir beylik gibi. Dört; El Kaide ezberimizi bozacak ölçüde esnek. Asıl amacı ise bir şekilde İslam devleti kurmak. Beş; şiddet ve çatışmanın olmadığı yerde El Kaide olmaz.
- El Kaide üye ve sempatizanlarının dünyadaki sayısı yuvarlak olarak nedir?
Üst üste toplandığında 100 - 200 bin arasında sempatizan, uyuyan hücre ve faal elaman var. Zaten El Kaide son beş senede, her an her eylemi yapabilecek 45 binden fazla kişi eğitti.
sayı: 4



















