Krize birkaç iyi kitap
- Diğer Kültür-Sanat Haberleri
- Barışçıl intifada
- Cilalı ve parlak
- İlişkili Haberler
- 2027... Nano-İstanbul'da terör
- Osmanlı'ya opera geldi
- Futbolcu, araştırmacı, yazar
- Dostoyevski light
- 112 kitap
- Soğuk İsveç'ten ateşli polisiye
- Frankenstein aşkları hâlâ canlı
- Bu (1) yazı (2) sayılı (3) kelimeli (4) öyküler (5) hakkındadır (6)
- Sokak köpeği kriteri
- Aç tırtılın karanlık yanı
- Bana masal anlatma baba
- Hulki Aktunç'la 40 Yıl
- Hazırlayan da yemekle pişmeli
- "Türkiye buluşma noktası"
- El Kaide kitaplığı
- İnançlılar inanmadığı için mi halifelik kalktı?
- Türkiye'de kim, neyi, neden okuyor?
- Bakın biz oğlumla gittik!
- Nabokov yazmadan okumuştuk
- Lolita 50'sinde ve daima genç
- Bazı renkler silik çıktı
Hiç kimse ameliyatın ortasında doktora teşhisini sormaz. Aynı şekilde, küresel ekonomik krizi tüm boyutlarıyla kavramaya çalıştığımız şu dönemde krizin sebeplerinin anlaşılmasını beklemek mantıksız görünüyor. ABD Hazine Bakanı Henry Paulson tedbirler konusunda ilk önerisini, Mart ayında sunmuştu. "Bu plan ekonomik kriz döneminin ortasında karar verilmemesi gereken karmaşık ve uzun vadeli meselelere ilişkin çözümler içeriyor." Bu arada iyi bir zamanlamayla, durumu anlamamızı sağlayacak, krizden çıkışın yollarına ilişkin yaratıcı planlarını sunan çok sayıda kitap çıktı piyasaya.
Bu üç kitabın ortak noktası şansları; çünkü zamanlamaları iyi. İlk kitapta bir uzmanın yeni bir ekonomi teorisi üzerine görüşleri; ikincisinde, bir köşe yazarının ulusal paraların yeniden teşvik edilmesi çağrısı; üçüncüsündeyse, bir romancının borçlanmanın insanlarda yarattığı dinamikler üzerine bir çalışması yer alıyor. Üçünde de istikrarın sapma, istikrarsızlığınsa kural olduğu, doğası gereği sallantılı bir sisteme dönüşen küresel ekonomi için çözüm önerileri sunuluyor.
Tartışmaya işin kökünden başlamalı. Londra'da sabit getirili menkul kıymet piyasası uzmanı olan George Cooper, "The Origin of Financial Crises: Central Banks, Credit Bubbles and the Efficient Market Fallacy" (Mali Krizlerin Kökeni: Merkez Bankaları, Kredi Balonları ve Etkin Piyasa Safsatası) adlı, ilginç tespitleri keyifle okunan kitabını Nisan'da tamamladı. Cooper sürekli Bear Stearns ve Northern Rock'ın başarısızlığına gönderme yapıyor. Aynı zamanda, altı ay içinde her şeyin nasıl kökten değiştiğini göstererek hammadde fiyatlarındaki tırmanışa dikkat çekiyor. Ekonominin en temel ilkesini, etkin piyasa ilkesini de inceliyor; doğal denge kuramının yanlış ve özünde piyasaların istikrarsız olduğunu söylüyor. Kanıt olarak da her zaman yapılageldiği gibi, teknoloji balonunun patlamasından önce NASDAQ'taki fiyatların şişmesini gösteriyor. Kitabında "Bu fiyatları makul göstermek için gerekçe üretmede başvurulan entelektüel çarpıtmalar akıl alır gibi değil" diye yazıyor Cooper. Bu tip gerekçeler bugün de hâlâ üretilmeye devam ediyor.
Cooper'ın çözümü, John Maynard Keynes'in teorilerine dönüşü destekliyor. Yani, ekonomi piyasaları aslında kendilerini istikrarsızlaştıran iç dinamiklere sahiptir; bu da kredi bolluğu ve varlık enflasyonu şeklinde dalgalanmalara yol açar. Politika ise bu dalgalanmalara karşı değil, onlarla birlikte tutarsız bir şekilde salınır. Yazar, "Kural olarak, genişleme dönemlerinde kapitalizmden, daralma dönemlerinde sosyalizmden yana oluruz" fikrini vurguluyor. Bu nedenle Cooper'ın hedefi merkez bankaları. Düşük faiz oranıyla krediyle insanlar zenginleşir, diyor Cooper, "ama bu durum bir yandan da belirsizlikleri besliyor." Merkez bankaları artık imkânsız olduğu düşünüleni yapmak zorunda; yani ekonomiyi yavaşlatmalı. Kitabında şöyle yazıyor Cooper: "Her türlü ekonomik daralmayı siyasi başarısızlığın bir belirtisi olarak değerlendirmeyi artık bir kenara bırakmalıyız."
Cooper durumu mikro ölçekte değerlendirirken, Martin Wolf makro ölçekte ele alıyor. Financial Times editörü ve köşe yazarı Wolf, özenle kaleme alınmış "Fixing Global Finance" (Küresel Mali Sistemi Düzeltmek; Johns Hopkins, 248 sayfa) isimli eserinde dünya ekonomisinin dengesinin bozulmasına yol açan dengesizlikleri ele alıyor. Kitap, yazarın 2006'da Johns Hopkins Üniversitesi'nde verdiği bir dizi konferansla başlıyor. O konferanslarda şu tezini ilk kez dile getirmişti yazar: ABD küresel mali sistemdeki aksaklıklar yüzünden bugün dünyanın bankası olmak gibi nahoş bir konumda buldu kendini. "ABD'nin kendi rızasıyla maruz kaldığı büyük bütçe açıkları dünyaya nefes alma imkânı sağladı. Fakat bu, sonsuza dek süremezdi."
Cooper gibi Wolf da açıkça son 30 yıllık finansal liberalizasyonun arkasında yatan unsurun istikrar değil kriz olduğunu söylüyor. 1970'lerin sonlarından beri, 1980'lerde Latin Amerika'da ve 1997'de Doğu Asya'da yaşanan krizler de dâhil olmak üzere, sistemden kaynaklanan 112 bankacılık krizi yaşandığını belirtiyor eserinde. Wolf, "Tek bir krizin çıkması şansızlık sayılabilirdi, ama 112 kriz yaşanmasının nedeni kesinlikle aşırı ihmal" diyor. Yazara göre, bu istikrarsızlığın kaynağı küresel sermaye akışı ve bugün bu sermayenin büyük kısmı yönünü gelişmekte olan ülkelerden gelişmiş ülkelere doğru çevirmiş durumda.
Diğer bir deyişle, fakirler zenginlere borç veriyor ve bu formülü "ahlaksızca" diye niteliyor yazar. Çözümse akışın yönünü tersine çevirmekten geçiyor ve bunu yapmanın yolu ulusal paralar. Yazara göre bu, esas itibarıyla ülke düzeyinde gerçekleşecek. Devletlerinse dolara değil kendi para birimlerine dayalı bir serbest piyasa oluşturmaları gerekiyor.
"Payback: Debt and the Shadow Side of Wealth" (Bedel: Borç ve Zenginliğin Gölge Yüzü) isimli romanında bir romancıya özgü sezgisiyle Margaret Atwood, ekonomik krizi besleyen insani zafiyetleri ortaya koyuyor. Eski Yunan'dan İncil'e, Shakespeare'den Machiavelli'ye, Jung'a, 11 Eylül'e kadar borç kavramını tarihin akışı içinde ele alarak her türden borcun yaşama nasıl yön verdiğini gösteriyor yazar. Borç alanla borç veren birbirlerine adil davranmadıklarında işler kötüye gidiyor. "Yapılan yanlışların hesabını vermenin vakti geldi" diye yazıyor Atwood. Faust gibi biz de istikrarsız ve sonuçta sürdürülemez olan bir sözleşmeye imza attık. Bedel ödemek demek, küresel ekonomik büyümenin sonsuza kadar süremeyeceğini idrak etmek demek.
Bu yazarların hiçbiri küresel mali sistemin bir yalan olduğunu ileri sürmüyor. Söyledikleri şu: Konuya tek bir açıdan bakıyoruz ve yaşadıklarımızı anlamanın daha başka ve iyi yolları da var. Reform önerileri artık masada. Revizyon geliyor. Ancak soru şu: Bu değişime dayanabilecek kadar güçlü müyüz?
sayı: 6



















