Terörle mücadelede PKK'ya karşı dersler
Türk hükümeti ve Kuzey Irak'taki Bölgesel Kürt Yönetimi'ni (BKY) temsil eden Mesut Barzani arasındaki görüşmeler pek çok anlamda pozitif bir gelişme. Görüşmeler iki potansiyel müteffik arasında bağlantı kurdu. Daha da önemlisi Türkiye'ye Kuzey Irak'tan kaynaklanan PKK terör tehdidiyle baş edebilmek için bir fırsat yaratıyor. Türkiye ve Kürt Yönetimi PKK ile mücadele etmek için ortak bir strateji tasarlayabilirse, Türkiye ile Iraklı Kürtler arasında bir güven ilişkisi oluşur ve böylesine zorlu bir bölgede iyi dost olmalarını sağlayabilir. Ancak strateji başarısız olursa, Türkiye - BKY ilişkileri tamir edilemeyecek biçimde zarar görür. Terörle mücadelenin tarih kitaplarından her iki tarafa da, PKK ile başarıyla mücadele ederken başarısızlıktan kaçınmalarını sağlayacak şu dersler çıkartılabilir.
İlk ders tuzaklarla ilgili, yani terörizmin devam eden müzakerelerde zayıflatma ve çökertici etkisi. Bu anlamda Oslo sürecinin çöküşe uğraması iyi bir örnek. İsrailliler ve Filistinliler arasında gerçekleşen Oslo görüşmelerinin doruk noktasına vardığı 2000'de gerçekleşen Filistin intihar eylemleri, İsrail'in pazarlıklara olan inancını paramparça etti. Sürecin devamında ikili görüşmeler bir daha onarılamayacak şekilde yıkıldı. BKY'nin Türkiye ile PKK konusunda görüşmeler gerçekleştirdiği bu süreçteki PKK şiddeti de benzer bir tuzak. Bu tarz şiddet PKK'nın Kürt Yönetimi'nin bir aracı olarak düşünülmesine neden olabilir. Aynı zamanda PKK ve BKY'nin gerçekten barış yanlısı olmadıkları fikrini de yaratabilir ve Türkiye'de görüşmelerin devam etmesine karşı bir direniş gelişmesine neden olabilir. Daha da ötesi dinmeyen PKK şiddeti Türk hükümetini, meseleyle kendi elleriyle uğraşmaya ve Kuzey Irak'taki PKK'ya demir bir yumrukla cevap vermeye zorlayabilir.
Bu tarz gelişmeler yaşanmasını önlemek için Iraklı Kürtler'in ve Barzani'nin yapabileceği çok şey var. Temmuz 2007'de, Türkiye'ye karşı Kuzey Irak'tan gelen PKK şiddetinin tırmandığı ve Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmek üzere olduğu konusundaki endişelerin arttığı zamanlarda, Barzani PKK üzerindeki etkisini kullandı. PKK şiddeti neredeyse bıçakla kesilmiş gibi sona erdi. Barzani bugün de anahtarı elinde tutuyor. Eğer PKK şiddetini engelleyebilirse, Türkiye'nin dostluğunu kazanacak. Aksi halde Türkiye yeni PKK saldırılarını Barzani yapıyormuş gibi algılayabilir ve Türkiye-BKY ilişkileri tanınamayacak kadar bozulabilir.
Terör karşıtı mücadelelerin tarihsel sürecinden bir başka ders ise, Fransa'nın ülkede barınan ETA konusunda İspanya ile işbirliğinden çıkarılabilir. 1980'ler ve 1990'larda İspanya ve Fransa, Fransa'da yerleşik ETA ile tereyağından kıl çeker gibi başarıyla mücadele ettiler. PKK Türkiye'nin problemi ve Türkiye'nin bu grupla mücadele etmek için içeride askeri ve askeri olmayan önlemler uygulaması gerekiyor. Ancak Kuzey Irak'taki PKK üsleri, grubun Türkiye'deki saldırılarına zemin hazırlıyor. PKK sorunuyla içeride mücadele ederken, Türkiye'nin Kuzey Irak'taki PKK tehdidini de bertaraf etmesi gerekiyor. Aynen İspanya'nın ETA'yı kendi ülkesinde marjinalleştirmeden önce Güney Fransa'daki ETA varlığını bertaraf etmesi gibi, Türkiye de Kuzey Irak'taki PKK ile baş edebilirse PKK'yı marjinalleştirmeyi umabilir.
1980'lere kadar ETA İspanya içindeki saldırıları desteklemek için Güney Fransa'daki üslerini kullandı. Fransız hükümeti ETA'nın kendi içindeki varlığına kayıtsızdı ve ETA Fransa üzerinden İspanya'da ciddi zararlara yol açtı. Örneğin 1980'de grubun saldırıları 94 insanın ölümüne neden oldu. İspanya'nın ısrarları üzerine 1980'de Paris ETA'ya karşı Madrid'e yardım etmeye başladı ve 1987 - 1993 arasında İspanyol Teröre Karşı Mücadele Grupları (GAL) ETA üyelerine karşı Güney Fransa'da etkili oldular. Sonuçta ETA kaynaklı ölümler 1987'de 18'e düştü. 1992'de Fransa Bidart'ta tüm ETA liderlerini tutukladı. Örgütün yıkıcı etkisi daha da azaldı, ETA marjinal bir güç haline geldi ve 2006'da ETA kaynaklı ölümlerin sayısı 2'ye düştü.
PKK da aynı şekilde marjinalize edilebilir. Fransız-İspanyol işbirliği nasıl ETA'nın Fransa'daki üssünü ve varlığını yok edip grubun küçülmesinin yolunu açtı ise, BKY-Türk işbirliği de PKK'nın Irak'taki varlığını denetleyerek örgütün Türkiye'de marjinalleşmesinin yolunu açabilir. Tabii ki PKK ortadan buharlaşmayacak, Fransa ETA'nın kendi içindeki varlığına müdahale ettikten sonra ETA'nın başına geldiği gibi, PKK daha küçük bir tehdit haline dönüşecek. Türkiye'nin PKK ile etkin bir şekilde mücadele etmek için ülke içinde önlemler almaya devam etmesi gerekecek. Türkiye ile Iraklı Kürtler arasında iyi ilişkiler oluşacak ve belki de bir gün PKK da ETA gibi marjinal bir güç haline gelecek. İşte bu uzun zamandan beri Orta Doğu'daki iyi gelişme olur.
(Çağaptay, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü Türkiye Araştırma Programı'nın direktörüdür.)
(Merve Demirel'in katkısıyla)




















