Güdük bir teşvik paketi
Başkan Barack Obama'nın geçen hafta yasalaştırdığı 787 milyar dolarlık ekonomik teşvik paketi gayet umut kırıcı. Obama haftalarca karamsar bir ekonomi tablosu çizdi. 9 Şubat'taki basın toplantısında "Bu, sıradan bir resesyon değil" dedi, "Büyük Buhran'dan beri yaşanan en büyük ekonomik kriz." Bu uyarılar düşünüldüğünde paketin ekonomiyi canlandırmaya odaklanması beklenirdi. Ama böyle olmadı; bunun baş sorumlusu da Obama. Benim de desteklediğim büyük bir teşvik paketi, ekonominin yıkıcılık riskine karşı bir sigorta. Piyasalara olan güven ve harcamalar tüm dünyada düşüşte. Amerikan ekonomisi 2008'in dördüncü çeyreğinde yıllık yaklaşık yüzde 4 küçüldü. Japon ekonomisi yüzde 13, Avrupa ise yüzde 6 küçüldü. Bunlar ürkütücü düşüşler. Ekonomik görünüm Obama'nın dediği kadar kasvetliyse (ve bu gerçek olabilir), teşvik paketini başlangıçta ekonomiye sağlayacağı etkiyi azaltacak şekilde sulandırmanın âlemi yok. Oysa Obama'nın yaptığı tam da bu.
Obama'nın politik seçimleri, programın ekonomik verimliliğinden ödün vermesine neden oluyor. Rakamlarla başlayalım. Partiler üstü bir yapılanma olan Kongre Bütçe Ofisi (CBO), 2011 yılı veya sonrasında yaklaşık 200 milyar dolar harcanacağını tahmin ediyor. Bu meblağ asıl işe yarayacağı zamandan çok sonra harcanacak. Öncelikle hızlı tren hattının inşasına 8 milyar dolar ayrıldı. Ulusal Valiler Birliği'nin müdürü Ray Scheppach, "Herkes hızlı trenin Los Angeles ve Las Vegas'ı birbirine bağlamak için inşa edildiğini söylüyor ama ben bundan emin değilim" diyor. Seçilen proje ne olursa olsun karar süreci, tasarım ve inşaat, çok zaman alacak. Bu, hızlı bir canlandırıcı değil.
Ayrıca daha fazla elektronik kayıt ve benzeri uygulamaya imkân verecek sağlık bilgi sistemine 20,8 milyar dolar tahsis edilecek. Bu durum muhtemelen çoğu insana cazip geliyor ama burada da değişiklikler yavaş gerçekleşiyor. CBO bu paranın yalnızca yüzde 3'ünün (595 milyon dolar), 2009 ve 2010 mali yıllarında harcanacağını düşünüyor. Öngörülen harcamaların tavan yapacağı yıl, 14.2 milyar dolarla 2014. Ya da su arıtım tesisleri için harcanacak 5.8 milyar doları gözünüzün önüne getirin. CBO, 2009 ve 2010 yıllarında bu paranın yalnızca yüzde 27'sinin harcanacağını hesaplıyor.
Büyük projeleri hayata geçirmek zaman alır. Onlara teşvik planında yer verilmesinin nedeni, Obama ve Kongre'deki Demokrat Parti liderlerinin yasama erkini sadece ekonomiyi canlandırmak için değil, pek çok politik önceliklerini de hayata geçirmekte kullanmaya karar vermeleri. Obama basın toplantısında (hata yaparak) bu iki amacın birbiriyle çelişmediğini iddia etti. Unutmayın, federal binaların donanımlarının yenilenmesinin onları daha fazla enerji tasarruflu hale getireceğini söyleyen oydu. "İnsanlara hemen iş olanağı yaratıyoruz" dedi. Evet, ama çok da değil. Teşvik paketinde federal binaların onarımını içeren 5,5 milyar dolarlık bir harcama var. CBO, 2009 ve 2010'da bunun yalnızca yüzde 23'ünün harcanacağını tahmin ediyor.
Daha kötüsü teşvik paketinin ekonomik etkisi, şimdiden ilan edilenin çok altında. Son paket, Alternatif Minimum Vergi'yi (AMV) "yamamakta" kullanılacak muğlâk bir vergi hükmünü de içeriyor. Bu yama, birçok orta sınıf Amerikalı'yı yüksek vergilerden koruyor ve kâğıt üzerinde 2009 ve 2010'da neredeyse 85 milyar dolar ilave "teşvik" sağlıyor. Vergi Politikası Merkezi'nden Len Burman'ın söylediği gibi tek sorun bunun bir teşvik olmaması. Burman, "Kongre bunu yine de yaptı. Her yıl yapar" diyor. CBO'nun analizine göre pakette AMV'ye yer verilmedi, teşvik paketi yaklaşık 700 milyar dolara düşürüldü ve harcamaların neredeyse yüzde 30'u 2010'dan sonraya bırakıldı.
Teşvik planının ana amacı ekonominin bir kısmındaki düşüşlerin diğer sektörleri de aşağı sürüklemesini engellemek ya da bu düşüşü asgari seviyede tutmak. Zincirleme bir reaksiyonu engellemek istiyoruz. Bundan sonraki kırılgan sektör kamu ve yerel hükümetler olacak gibi gözüküyor. Vergi ödemelerinin gevşetilmesi büyük bütçe açıkları yaratıyor. ABD'nin kamusal bütçe ve harcama önceliklerini araştıran liberal araştırma ve savunma grubu Bütçe ve Politika Öncelikleri Merkezi (CBPP), bu açıkların 2011'in sonunda toplam 350 milyar dolara ulaşabileceğini söylüyor. Bütçe açığına dair diğer tahminler az çok düşük, fakat açık olan şu ki bütçesini dengelemek zorunda olan eyaletler harcamalarını kısma, çalışan sayısını azaltma veya vergileri arttırma yönünde ağır bir baskıyla karşılaşıyor. Bütün bunlar durgunluğu körükler ve büyük ihtimalle karamsarlığı derinleştirir.
Paket şimdilik biraz rahatlatıyor. CBPP'den Nicholas Johnson paketteki fonlarla devletin büyüyen açıklarının yüzde 40'ının dengelenebileceğini söylüyor. Paketin yerel yönetimlerdeki etkisi düşük olabilir. Kongre eyaletlere ve yerel yönetimlere büyük, kısa vadeli program yardımları sağlayıp, parayı nasıl harcayacakları kararını onlara bıraksaydı daha fazlasını yapabilirdi. Teşvik planı bunun yerine paranın büyük kısmını özel programlara dağıtıyor. Medicaid'a 90 milyar daha, özel eğitime 12 milyar dolar, emniyet hizmetlerine yönelik programlara 2,8 milyar dolar veriyor. Hatta fonların nasıl harcanacağına sınırlamalar getiren eyaletlere 54 milyar dolarlık program yardımı sağlıyor. Bu yardım programlarıyla Washington daha da merkezileşiyor.
Kimse bütün bunların ekonomik etkisinin ne olacağını bilmiyor. Tahminler muhtelif. Fakat Obama'nın politik stratejisi paketin olası etkisini zayıflatıyor. Ertelenen harcamalar ekonomik faydayı azaltıyor. Obama teşvik paketini birbiriyle ilgisiz politik hedef ve projeleri için kullanarak gecikmelere yol açıyor. Obama paketin hiçbir gruba "tahsis" edilmemesiyle övünüyor. Eğer "tahsis" bir politikacının kendi bölgesi için özellikle tasarlanmış bir projede değerlendiriliyorsa bu dediği teknik olarak doğru. Fakat yüz milyarlarca dolar belirli seçim çevresine "tahsis ediliyor". Olumsuz bir gelişme daha var: Özel programlara yapılan "geçici" harcamalar artıyor, program yardımları ise azalıyor. Bunun geriye çevrilmesi zorlaşacak ve bütçenin uzun dönemde görünümü daha da kötüleşecek.
Politika, politik süreçten soyutlanamaz. Fakat bu uygulamada politika dikkatsizce pragmatik bir ekonomik politika üzerinden yürüdü. Teşvik programı başından itibaren hayli partizancaydı. Cumhuriyetçiler'in desteğini kazanmak için gösterilen AMV hükümlerini içeren zayıf çabalar bazı değişimlerle sonuçlandı ve bu fiilen paketin gücünü zayıflattı. Obama defolu teşvik programının yeterince iş göreceğini veya işe yarıyor görüneceğini ve devasa kayıpları düzenlemek yerine ekonomiyi yeniden başlatarak övgü toplayacağını düşünerek kumar oynuyor.




















