Manşet Haberi
Manşet Haberi
Galeri

Bir salgının yol haritası

Domuz ve kuşlardan yayılan bir virüs insanlara nasıl bulaşır? Ve H1N1 gribi gibi mikroplar neden büyüyen bir tehdit haline dönüştü?
Georgi Licovski (EPA)

Bir genç 2005 Şükran Günü öncesinde, ABD'nin Wisconsin eyaletindeki bir yerel mezbahada 31 domuzu keserken eniştesine yardım etti ve bir hafta sonra 17 yaşındaki bu genç başka bir domuzu içi temizlenirken sıkıca tuttu. Çocuğun ailesi yaklaşan tatil için hazırlık yaparken bir tavuk satın aldı ve yaşadıkları eyaletin Sheboygan şehrinde sert sonbahardan korumak için tavuğu evlerinde besledi. 7 Aralık'ta bu genç grip olup, üç gün yattı. Daha sonra yerel bir klinikte tedavi oldu ve tamamen iyileşti. Bu arada ailesindeki hiç kimse hastalanmadı.

Bu olay aslında çok da dikkate değer gözükmüyor. Tek farkı Wisconsin'li gence bulaşan grip virüsünün daha önce görülenlere benzemiyor olması. Bir tür yabani kuş gribi virüsünün, insanda bulunan bir virüs tipinin ve domuzda bulunan bir virüs soyunun karışımı gibi duruyor. Bu, H1N1 domuz gribiydi. O zaman büyük ölçüde ciddiye alınmasa da Wisconsin'de görülen bu virüs, dört yıl sonra tüm dünyayı şoka uğratan virüsün ortaya çıkmasına kadar uzanan evrim merdivenlerinde bir basamaktı.

Wisconsin'den çok uzaklarda, Meksika'nın La Gloria köyünden genç Edgar Enrique Hernández'in grip nöbeti geçirdiği 2009 Nisanı'na dönelim. Bu hastalığa da benzer biçimde domuz, kuş ve insan grip virüslerinden oluşan karışımın neden olduğu anlaşıldı; bu da H1N1. Ve yine binlerce kilometre ötedeki Kahire'de, Mısır hükümeti domuzların hastalık nedeni olduğuna karar verdi. Nüfusun çoğunluğu Müslüman olan Mısır'da (dolayısıyla domuz eti tüketmeyen bu toplumda) hükümet 300 bin domuzun öldürülmesini emretti.

Bu üç olay da bugün yaşanan grip salgını kriziyle bağlantılı. Korkunun hüküm sürdüğü ortamda bir suçlu aramak insanoğlunun doğasında var. Şu anda da parmaklar ya "evcil domuzları" ya da Meksika'yı işaret ediyor. Bu tarz suçlamalar sadece bilimsel olarak yetersiz olmakla kalmıyor, aynı zamanda yetkilileri, salgını kontrol etmek için en iyi ihtimalle gereksiz, en kötü ihtimalle de zararlı çabalara sürükleyebilirler.

Paylaşılan mikrobik tehditlerin tek bir noktadan çıkıp yayıldığı küreselleşmiş bir dünyada yaşıyoruz. Bu tehditler, insan faaliyetleri ve hareketlerinin de yardımıyla herhangi bir bölgede artıyor, ardından yeryüzünün bir ucundan bir diğer bölgesine günler hatta saatler içinde ulaşıyor. Eğer suçlanacak biri varsa o da Homo Sapiens'dir. Ekolojiyi yeniden şekillendiren insan grip virüsü gibi virüslere evrimleşme, mutasyona uğrama ve yayılmaları için olağanüstü fırsatlar sunuyor.

2005'e dönelim. Wisconsin eyaletinin Halk Sağlığı Dairesi Sheboygan kasabasındaki hasta domuzları araştırmaya başladı. Fakat yazının başında hikâyesi anlatılan gencin kesilmesine yardımcı olduğu domuzlar bu bölgedeki farklı çiftliklerden getirilmişti ve her çiftçi kendi sürüsünün sağlıklı olduğunu iddia ediyordu. Wisconsin'deki yetkililer enfeksiyon kapmış gencin ve ailesinin kan örneklerini Georgia eyaletinin Atlanta şehrindeki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi'ne (CDC) gönderdi. Bu merkezdeki bilim adamları H1N1'in RNA genetik yapısını çıkardı. İlk kez 1999'da Pasifik Adaları'ndan New Caledonia'da görülen bir insan gribi, birkaç yıldır Asya ve ABD Wisconsin'de dönüp duran iki tür domuz gribi ve bilinmeyen bir kuş gribi virüsünden örnekler taşıyordu.

2006'da ABD Domuz Veterinerleri Derneği, insanların kendi H1N1 virüslerini domuzlara geçirdiğini bildirdi. Raporda bunun özellikle Amerika'nın Orta Batı bölgesindeki domuz sürüleri arasında salgın hastalığa sebep olduğu yazıyordu. Bir yıl sonra Ohio eyaletindeki bir kasabada gerçekleştirilen etkinlik sırasında çok sayıda domuzun hastalandığı fakat sahiplerinin hastalanmadığı bir salgın patlak verdi. Bu salgının nedeni Wisconsin'deki türe çok yakın bir çeşit H1N1'di ve insanlardan domuzlara geçerek yayılmış olması muhtemeldi.
Geçen sene ABD'de Iowa Devlet Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, sanayi tipi üretim çiftliklerinde domuzların kümes hayvanlarından, vahşi kuşlardan ve sahiplerinden influenza (grip) kaptığı uyarısında bulundu. Eileen Thacker ve Bruce Janke, Enfeksiyonel Hastalıklar dergisindeki yazılarında "Domuzlardaki grip virüsünün genetik yapısı sürekli değiştiği için, ABD domuz endüstrisi farklı üretim sistemleri içinde dolaşan grip virüsleriyle devamlı uğraşıyor" dediler.

Bir şeyler değişiyordu. Domuzlar, önlerine atılan herşeyi yerler, sürekli birbirlerine sürtünürler ve tüylerini yalarlar. Bu nedenle de sürü içinde birbirlerine her an enfeksiyon geçirmeye yatkınlar. Mideleri, çok eski zamanlardan beri domuzları çiğ veya pişirmeden yiyen insanlarda hastalıklara sebep olan mikroplar için çok konuksever ortamlardır. 1918'de dünya genelinde 18 ayda 100 milyon insanı öldürdüğü tahmin edilen grip salgınına yönelik araştırma, bu viral suçlunun domuzlara enfeksiyon bulaştıran ve sonra tekrar insanlara dönen H1N1 insan gribinin bir türü olduğunu ortaya çıkardı.

Viral düzeyde, influenza daima mutasyona uğrayan ve evrilen çok kaygan bir mikroptur. Genetik maddesi (insanlardaki gibi DNA formunda değil) kromozomların içinde gevşekçe toplanmış RNA formundadır. Bir virüs bir hücreye bulaştığında hücrenin kromozomu dağılır ve daha fazla virüs yapmak için kopyalanır, kopyalanan bu virüsler de vücutta yayılmak üzere dolaşım sisteminin içine girer. Bu kopyalama süreci esnasında hücrelerin içinde olması muhtemel diğer genetik maddeler ortaya çıkan bu binlerce kopyalanmış virüsün içine yerleşir. Eğer virüs insan hücresi içinde bu biçimde üreyecek olursa, Homo Sapiens'in genetik maddesini toplar, tavuk hücresinden kanatlı genlerini, domuz hücresinden domuz RNA'sını depolar. Gribin evrim sürecindeki büyük ikramiye durumu, iki değişik tipteki grip virüsünün şans eseri aynı hayvan hücresine girdiği zaman gerçekleşir. Bu da bütün kromozomları "yeniden düzenlenmiş" virüsler yaratmak için komple değiştirir.

Sheboygan'daki gence bulaşan virüs üçlü bir yeniden düzenlemeyle oluşmuştu. Sonucunda aralarında Homo Sapiens de olan üç hayvan türünün genlerinden yeni bir virüs doğdu.

Ama böyle bir şey kimin umurunda ki? Kamu sağlığı, hükümet ve tıp çevreleri bununla pek ilgilenmiyor. Aile çiftlikleri ve endüstri tipi devasa domuz eti merkezlerinde dolanıp duran bu dört ayaklı virüs mikserleri hakkında veterinerler, domuz yetiştiricileri ve bazı tesadüfi durumlarda da virologlar dışında konuya kafa patlatan kimse yok. Thacker ve Janke'nin 2008'de yazdıklarının ne denli öngörülü olduğu bugün acı bir tecrübeyle ortaya çıktı: "Domuzlar, insan nüfusu açısından salgın potansiyeline sahip; yeni tür kuş ve memeli gribi virüslerinin ortaya çıkmasına yol açan ideal bir virüs karıştırıcı olacaktır. (...) Öyle anlaşılıyor ki, ABD'deki domuz endüstrisinde, domuzlar ve insanlar arasında grip virüsü geçişleri oldukça yaygın ve virüs iki yönlü de bulaşabiliyor."

Dokuz ay önce Teksas Eyaleti Sağlık Departmanı, CDC'ye hastalıklı domuzlarla temasta bulunmuş bir kişiyi rapor etti. Bu Teksaslı, grip yüzünden yatağa düştü ama hastalığı kimseye bulaştırmadı ve birkaç gün içinde de iyileşti. CDC'den bilim insanları hastanın kanında "üç bileşenli domuz virüsü gribi A (H1N1), A/Wisconsin/87/2005 H1N1" buldu ve bu üç yıl önce Sheboygan kasabasındaki çocuğa bulaşanla aynı virüstü. Ardından bu Mart ayında 2009 salgını patlak verdi. Doğrusu, işler eskiden olduğu gibi kuş/insan/domuz şeklinde bir gelişim gösterseydi -ki daha önce Wisconsin, Ohio ve Teksas'ta pek fazla dikkat çekmemişti- belki de kimse farkına varmayacaktı. Ama bu kez insanlar öldü.

Mart ortasında Meksika'nın birkaç eyaletinde bildirilen grip vakalarının sayısı birden arttı. Aşağı yukarı aynı dönemde Güney Kaliforniya'da halk sağlığı yetkilileri, San Diego'da 10 yaşında bir erkek çocukla Imperial kasabasında 9 yaşında bir kız çocuğunda grip vakası tespit etti. Her iki çocuk da hastalığı atlattı ama aile mensuplarına bulaştırdıkları yönünde güçlü belirtiler vardı. Çocukların kan örnekleri Nisan başında CDC'de incelendi. Ve tombala! Üç bileşenli H1N1 gribi. Bu arada Meksika'da aynı dönemde 50'nin üzerinde ciddi grip vakası ortaya çıktı. Hükümet kan örneklerini Winnipeg'e, Kanada'nın en iyi bulaşıcı hastalıklar laboratuarına gönderdi. Kanadalılar'ın Meksika'daki gizemli virüsün H1N1 olduğunu teyit etmelerinin ardından olası bir salgın hastalık efsanesi kulaktan kulağa yayılmaya başladı.

Meksika'da dikkatler 2 Nisan'da bu yeni gribe yakalandığına inanılan küçük Edgar Enrique Hernández'e çevrildi. Hernández'in enfeksiyon kapmasının sorumlusu olarak çocuğun Gloria'daki evinin yakınlarında faaliyet gösteren büyük bir domuz tesisi gösteriliyor. Kasabanın sakinleri tesisten gelen pis koku ve tozdan uzun zamandır şikâyetçi ve çocuğun kaptığı enfeksiyonun kaynağı olarak da tereddütsüz bu tesise işaret ediyorlar. Hernández H1N1 virüsünü belki de solunum yoluyla bir domuzdan aldı, ama diğer vakalar Mart'ta ortaya çıktığından vakanın zamanlaması tutmuyor: 2009 salgınının ilk hastası Edgar Hernández değil.

sayı: 28

Sayfa: 1 2

Yorumlar
Member Comments

 

Ordu'da özgün şehir dokusu ve çevrenin korunması için mücadele eden Enis Ayar, "İki ünlü mimar sırf rant uğruna Ordu'nun en kötü iki binasını yapmış" diyor. ...

 
 

Anaokulu çocuğunuzun birey olarak topluma karıştığı ilk ortam. Sürecin seyri ise sizin elinizde.

 
The Peek
 
 

Eyyvah Eyvah; "Türkler ne olsa" parodileriyle, ergen esprilerinden yılmış komedi severlere hitap ediyor. Ama onların sayısı da 1 milyon bile değilmiş. ...

 
 
 
 

Geleneksel "ABD 'soykırım' diyecek mi" dönemi başladı. Bunun baş mimarları ve Türkiye'nin uluslararası alanda en çok çekindiği insanlarla tanışmanın da vaktidir. ...