Kasıktan kalbe giden tedavi
umut olabilir.
- Diğer Türkiye Haberleri
- Ruj farkı mı?
- Uyuyan dev uyanıyor
- İlişkili Haberler
- Belleğin gizemleri
- Haydi beyin şarkı söyle
- Yağların içinde hazine avı
- Kalbin efendisi, akciğerin peşinde
- Türkiye'nin geleceği kuvözde
- Kendinizi evde sporla şımartın
- Diyalizde aşk
- Hasta olmak yetmez
- Vücut ritmi hakkında yedi gerçek
- Acımasız katilin izinde
- Beyaz kızlardan ibaret değil
- Bakterileri püskürtün
- Beynin duygusal halleri
- Çok iyi geliyor ve herkes yapıyor
- Bir şekerleme çek
- Yiyelim mi sürelim mi?
- Anjiyoda görülemeyen
- Protez kolla tutunmak
- Acil servislerde rakı servisi
- Bir salgının yol haritası
- Domuz gribi, kuş gribi ve İspanyol nezlesi
- Salgın kapıda
- Şimdi uyu, sonra hatırlarsın
- Pardon, adınız neydi?
- Derin acıları temizlemek
- Eski usul tedavi
- Zekâ geliştiriciler
- Tıbbın geleceği
- Böceklerin yükselişi
- Hastalara yer yok
- Netteki doktorun hastasıyız
- Dikkat zehir çıkabilir
Yetmiş dokuz yaşındaki erkek hasta evde bile zorlanarak yürüyor, güçlükle nefes alıyordu. Vücudundaki şişlikler nedeniyle yatakta yatamadığı için zaman zaman koltukta uyumak zorunda kalıyordu. Doktorlar kalbinin aort kapağının değişmesi gerektiğini ancak açık ameliyatın büyük risk taşıdığını söylüyordu. O, bu riski göze alamadı ve aort kapağının Türkiye'de ilk kez uygulanan TAVI (Transkateter Aort Valv İmplantasyonu) yöntemiyle açık ameliyat olmadan değiştirilmesini kabul etti. Şimdi şişlikleri indi, yürüyebiliyor ve rahatça uyuyup hareket edebiliyor. Eşi, kocasının altı ay öncesine göre çok daha iyi durumda olduğunu söylüyor. "Yöntemi ilk duyduğumda yaptırmasını hiç istememiştim. Son dönemde çok kötüleşince bir ümit diyerek kabul ettim. Şimdi iyi ki bu kararı vermişiz diyorum."
Aort kapağının, açık ameliyat olmadan değiştirilmesini sağlayan TAVI yöntemi Türkiye'de ilk kez 25 Mayıs'ta 79 ve 80 yaşındaki iki hastaya uygulandı. Operasyon, İstanbul'daki Amerikan Hastanesi doktorlarından oluşan ve yaklaşık bir yıl hem yurtiçi hem yurtdışında özel eğitim alan 16 kişilik ekip tarafından gerçekleştirildi. Ekip kardiyologlar, kalp ve damar cerrahları, anestezi, radyoloji ve görüntüleme uzmanları, yoğun bakım doktorları ile uzman hemşire ve teknisyenlerden oluşuyor. Dünyada henüz çok yeni olan bu teknik hastanın göğüs kafesi açılmadan, narkoz verilmeden, lokal anesteziyle ve anjiyo laboratuarında hastanın kasığından girilerek uygulanıyor. TAVI, açık kalp ameliyatının yerini almaktan ziyade, taşıdıkları yüksek risk nedeniyle ondan faydalanamayanlar için ortaya çıkmış bir uygulama. Ama şimdilik. Zira konuştuğumuz uzmanlar yöntemin uzun vadede açık kalp ameliyatına alternatif hale gelebileceğini düşünüyor.
Dünyada ve Türkiye'de aort kapağı darlığı/yetmezliğinin ana tedavisi açık kalp ameliyatı. Ama bu hastaların bir kısmı için cerrahi müdahale yüksek risk taşıyor. Amerikan Hastanesi Kardiyoloji Bölüm Başkanı ve TAVI ekibinin şefi Dr. Genco Yücel, bu riskli hastaları şöyle tanımlıyor: "Yaşlılar ilk sırada. Akciğer, karaciğer, böbrek, beyin, şeker gibi diğer sistem problemlerinden kaynaklanan riskler de mevcut." İşte yöntem, bu hastalara öneriliyor. TAVI'nin iki yolla yapılabileceğini anlatan Yücel, tercih edilenin kasık damarı yoluyla (transfemoral yöntem) vücuda girilmesi olduğunu belirtiyor. Kasık damarı uygun değilse, damar tıkalı ya da çapı inceyse göğüs duvarından doğrudan kalbe girerek de (transapikal yöntem) uygulanabiliyor. Bu ikinci yöntemde hastaya narkoz veriliyor ama göğüs kafesi kesilmiyor. Kasık damarı yoluyla uygulanan TAVI yönteminde ise açık kalp ameliyatından farklı olarak narkoz verilmeden lokal anestezi yapılıyor ve göğüs kafesi açılmıyor. Kasık damarından kalbe ulaşıp, teller ve balonlar kullanılarak kalp kapağı geçiliyor, dar kapak genişletiliyor, ardından aynı sistemle yeni kapak eski hastalıklı kapağın içine yerleştiriliyor. İşlem ortalama iki saatte tamamlanıyor.
TAVI dünyada ilk kez 2002'de Fransa'da bir hastaya uygulanmış. Yani geçmişi uzun yıllara dayanmıyor. İzmir Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Oktay Ergene'ye göre artık dünyada tıp alanında daha az girişimsel (cerrahi) yöntemlere doğru bir eğilim var. Nedeni hastanelerde kalış süresinin azalması ve hastaların daha az travma yaşaması. Ancak Ergene, TAVI yönteminin henüz normal yolla cerrahinin yerini tutacak mükemmellikte olmadığını, kişinin ek bir problemi yoksa kalp kapağı tedavisinde "altın standart"ın hâlâ cerrahi olduğunu söylüyor. "İleride aort kapak cerrahisinin yüzde 30-35'inin TAVI yöntemiyle yapılacağını varsayabiliriz. Ama ne zaman bilemeyiz" diyen Ergene, TAVI işleminde kardiyovasküler cerrahlarla kardiyologların birlikte çalıştıklarına da dikkat çekiyor ve önümüzdeki dönemlerde yöntemin doğrudan kardiyologlar tarafından uygulanabileceğini düşünüyor.
Hacettepe Üniversitesi Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Demircin de, TAVI yönteminin ilk başladığı yıllarda önemli damar komplikasyonlarına, takılan kapağın kenarında kaçaklara, emboliye hatta ölümle sonuçlanan ciddi sorunlara yol açtığını anlatıyor. Ancak zaman içinde deneyimin artması ve yeni teknolojilerle problemler büyük oranda çözülmüş. Demircin, yöntemin bugüne kadar 4 binden fazla vakada uygulandığını ve orta süreli takiplerde kapakta yeniden daralma ve fonksiyon bozukluğu görülmediğini ekliyor. TAVI'nin gelecekte alternatif bir tedavi yöntemi olabileceğini ancak şimdilik ileri derecede yaşlı, kalp ameliyatına giremeyecek ve kalp dışı başka sistemlerde problemi olan riskli hastalarda tercih edildiğinin altını çiziyor.
İşlemin daha genç hastalara neden önerilmediği konusuna ekip başkanı Dr. Genco Yücel açıklık getiriyor. "Bu çok yeni bir uygulama, hakkında uzun vadeli verilere henüz sahip değiliz. 2004'te dünyada 20, 2005'te 50 TAVI işlemi yapıldı. Elimizdeki veriler 2005'ten başlıyor. On sene sonra bu işlemin nasıl bir sonuç vereceğini bilmiyoruz. Kaygı bu." Yöntemin dünya çapında uygulanışı 2005'ten sonra hızla arttı. Yücel, 2009'a kadar geçen sürede bu sayının 6 bine yaklaştığını söyleyip ekliyor: "Dünyada son bir yılda yapılan uygulamalar binlerle ifade ediliyor. İşlemin uygulandığı hastaların yaşı 90'dan aşağı düşmeye başlıyor. Tıptaki hiçbir uygulama bu kadar hızlı artıp bu kadar verisiz kalmaz. İleride bu teknik konusunda çok büyük bir veri patlaması olacak."
Dünyada TAVI işlemini ilk gerçekleştiren Rouen Üniversitesi Charles-Nicolle Hastanesi Kardiyoloji Servisi ekibi, 2008 başında Archives of Cardiovascular Diseases'de bir makale yayımladı. Bu makaleye göre uygulamanın başarı oranı yüzde 92, 30 günlük ölüm riski ise yüzde 15. Bu yıl Mayıs'ta Barcelona'da yapılan Avrupa Girişimsel Kardiyoloji Kongresi'nde konuyla ilgili en yeni sözlü bildirimler açıklandı. Son bir yılda binden fazla hastanın takibi sonucunda yapılan açıklamalara göre, TAVI'nin başarı oranı yaklaşık yüzde 95-99, ölüm riski yüzde 5'in altında. Uygulamada ciddi bir problem yaşanma olasılığı ise yaklaşık yüzde 10. Yücel, TAVI yöntemi uygulanan hastalarda bir sene içindeki ölüm riskinin yüzde 15'lerde olduğunu söylüyor. "Ama şu unutulmamalı, bu hastaların ortalama yaşı 85. Yüzde 15 ölüm riski büyük oranda başka problemlerden kaynaklanıyor."
TAVI'nin amacı şimdilik ameliyatı riskli olup çare üretilemeyen hastalara çare var diyebilmek. Batı'da aort kapak darlığı nedeniyle operasyona gerek duyan hastaların yarısının 75 yaş üzerinde olduğunu söyleyen Yücel, insanların yaşam süresinin artmasıyla kronik rahatsızlıklarla daha uzun yaşamaya devam edeceğini dolayısıyla gelecekte daha çok kişide aort problemi olacağını belirtiyor. Çaresiz insanlara ise TAVI yöntemini yüzde yüz öneriyor: "80 yaşın üzerindekiler de rahat uyumaya veya sorunsuz tuvalete gitmeye ihtiyaç duyar." Mayıs'ta bu işlemle tedavi edilen iki hastanın bir ay sonundaki kontrollerinde yaşam kalitesinin belirgin şekilde arttığı ve yerleştirilen yeni aort kapağının ilk günkü gibi iyi çalıştığını belirten Yücel, her iki hastada da beklentisinin çok üzerinde düzelme gördüğünü ve hareket kapasitelerinin ciddi biçimde arttığını belirtiyor. Bu şimdilik Türkiye'de yüzde yüz başarı demekse de, daha alacak çok yol var.
sayı: 36



















