Michael'ı hatırlamak

Michael bakkal pop kümesinden sıyrılmış ve 80'lerin müzik ortamının kalbine bayrağını dikmişti.
Kim Kulish (AFP)

Tuhaf nedenlerden ötürü, genç şarkıcılarla hep 12 yaşına geldiklerinde biraraya gelmişimdir. Bunların arasında Aretha Franklin, Stevie Wonder, Tevin Campbell ve tabii ki Michael Jackson vardı. ABD'li yönetmen Sidney Lumet 1978'de bağırış çağırış kolumdan çekip bana, Diana Ross'un Dorothy, Michael'ın ise korkuluğu oynadığı The Wiz (Oz Büyücüsü) filminin müziklerini yaptırmıştı. Michael film işine balıklama daldığı gibi sadece kendisinin değil herkesin repliklerini ezberliyordu. Tek bir sorun vardı: Korkuluğunun dolgu gövdesinden atasözleri çıkarmaya başladığı ve Sokrates'ten bahsettiği sahne. Michael 'Sokrates'i yanlış telaffuz ediyordu. İlginçtir, yaşından mıdır yoksa ününden mi, kimse hatasını düzeltmek istemiyordu. Aynı hatayı üçüncü kez yapınca Michael'ı bir kenara çektim ve doğru telaffuzu söyledim. Bana Noel ağacı altında hediyesini açan bir çocuk gibi kocaman gözlerle bakıp "Öyle mi" dedi. İşte o an "Michael, senin solo albümünü yapmak istiyorum" dedim. Gözlerime diktiği gözlerindeki hayret ifadesi bende keşfedilmemiş topraklara ayak basabileceğimiz fikrini uyandırdı. Ve bu fikir bir caz müzisyeni olarak tüylerimi ürpertti.

Michael ile o zamanki menajerleri Freddy DeMann ve Ron Weisner, Epic Records müzik şirketine gidip albümü benim yapmamı istediklerini söylediler ve feci çuvalladılar. Şirket benim fazlaca cazcı olduğumu düşündüğünden öneriyi kesinlikle reddetti. Michael yıkılsa da iş konusunda çok uyanıktı ve sanıyorum ki insanlar bu özelliğini hafife alıyordu. Jackson beşlisi ile birlikte, plak şirketi yöneticileriyle nasıl çalışılacağını bilecek kadar müzik piyasası tecrübesi edinmişti. Lafı dolandırmadan albümü benim yapacağımı söyledi. Neticede onlar da bunu kabul etti ve 'Off the Wall' albümü için çalışmaya başladık.

Michael çok çekingendi. Ben ellerimle gözlerimi kapatmış otururken, o kanepenin öte yanında sırtını bana dönüp şarkısını söylüyordu. Işıklar da kapalıydı. Onun artistik gelişimine yardımcı olmak için her türlü oyuna başvurduk. Sesine esneklik kazandırmak ve daha olgun tınlamasını sağlamak için bazen şarkıların tonunu üç perde düşürmek ve tempo değişimleri eklemek gibi teknikler uyguladık. Ayrıca daha derin şarkı sözleri yazması için ona yol göstermeye çalıştım. Bazıları gerçek ilişkiler hakkındaydı. Ama bunları sıradan baladlar olarak ele alsaydık başarılı olamazdık. Önde gelen şan hocalarından Seth Riggs sesinin alt ve üst sınırlarını genişletmek için ona kuvvetli ısınma egzersizleri yaptırıyordu. Michael'ın ifade gücünü arttırmak için bu egzersizlere çok ihtiyacım vardı. Bu kayda, savaşa gider gibi girdik. Off the Wall albümü 10 milyon sattı. Ama biri çıkıp da "bu albümün hit olacağını önceden biliyordum" derse, tamamen yalan söylüyordur. Albümün bu derece başarılı olacağına dair hiçbir fikrimiz yoktu, fakat çok heyecanlandık. Michael bakkal pop kümesinden sıyrılmış ve 80'lerin müzik ortamının kalbine bayrağını dikmişti.

O zamandan beri Michael'a "küçük kardeşim" diye hitap ediyordum ve tüm dünya gibi ben de ani ölüm haberiyle yıkıldım. Bu nasıl olabilirdi? Sahneye bir kedi zarafetiyle hâkim olan, kayıt endüstrisinde rekorlara imza atan ve dünyadaki kültürel sınırları yıkan bu harika sanatçı yine gönüllerdeki tahtını koruyacak. O farklı bir sanatçıydı. Saatlerce çalışır, her melodiyi, her jestini ve her hareketini mükemmel hale getirirdi. Amaç, hepsi biraraya geldiğinde hedeflenen kusursuzluğu yakalamaktı. 80'lerde zirveye otururken -ki bunu alçakgönüllülükle söylüyorum- müzik endüstrisini sonsuza dek sürecek biçimde yeniden şekillendirdik. Michael nasıl ölebilir ki? O benim ruhumun bir parçasıydı.

sayı: 36

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?