Tokyo yanıyor

Japonya, işyerlerinde ısıyı 28 derecede tutarak enerji tasarrufu yapıyor. Bu ileri görüşlülük mü, yoksa tuhaflık mı?
Ian The - Panos

Japonya'da 10 gündür birlikte dolaştığım gazeteci grubuyla medya şirketi Nikkei'nin binasına gittiğimizde ve Japon meslektaşlarımız, köşe yazarları ve editörler, kravat takmadıkları için bizden özür dilediğinde bir tuhaflık olduğunu anlamalıydım. Toplantıların resmi iş toplantıları olacağı bildirilmişti, ceket ve kravat takılacaktı. Ama işte, birkaç dakika sonra Japon meslektaşlarımızın neden rahat iş giysilerini tercih ettiğini anladık. Yeni inşa edilmiş iş kulesindeki air-condition sistemi berbat haldeydi. Hava Miami kadar sıcak ve nemliydi.

Şehirde dolaşırken, bir air-condition arızası salgınıyla karşı karşıya olduğumu düşünmeye başlamıştım. Ter içinde kalmış Amerikalıları karşılayan kravatsız Japon çalışanlar sahnesi, Dışişleri Bakanlığı, Japonya Merkez Bankası ve Japonya Demokratik Partisi'nin genel merkezinde tekrarlandı. Japonya Demir-Çelik Federasyonu'ndaki bir konferans salonu sauna gibiydi. Ve Japonya 1) iş hayatı formaliteleri ve 2) ileri soğutma teknolojileriyle ünlü bir ülke olduğundan, bütün bunlar tam anlamıyla esrarengiz şeylerdi. Her sabah kaldığım otelin duvardan duvara banyo aynalarında, lavabonun hemen üstündeki -mucizevi bir biçimde- buhardan hiç etkilenmemiş mükemmel dikdörtgene bakıp hayran kalıyorum.

Ama çok geçmeden arızalı air-condition sisteminin esrarını çözdüm: Japonya, emisyonları azaltacak ve küresel ısınmayı sınırlandıracak edecek teknoloji ve uygulamalara dört elle sarılmış durumda. Hibrid araçlar yaptılar, devasa bir kitle taşıma sistemleri var, rüzgar gücünden yararlanıyorlar. 2005 yılında öncü bir kadın politikacı olan Çevre Bakanı Yuriko Koike, enerji kullanımını azaltmanın yollarını aramaya başlamıştı. Ve böylece "Cool İşyeri" kampanyası ortaya çıktı. Fikir şu: Devlet, yaz aylarında kamu işyerlerinin binalarında ısıyı 28 derecede sabit tutarak enerji faturalarını azaltacaktı. Bu hemen sonuç verdi ve özel sektör tarafından da benimsendi. Japonya enerji uzmanları, sadece bir gömleğin yakasını açmanın bile birkaç derece serin hissettirdiğini fark ettiği için, buna uygun giyinmek de "Cool İşyeri" anlayışının bir parçası haline geldi. Bu hafta kravatlı, takım elbiseli ve koldüğmeleri ilikli gördüğümüz yegane insanlar Amerikalılar -büyükelçilikteki diplomatlar ve Japonya'daki Amerikan Ticaret Odası çalışanları- oldu.

Cool İşyeri uygulamasının yaratıcısı, vaaz ettiği şeyi kendi hayatında da uyguluyor. Koike, Japonya'nın Hillary Clinton'ı. Eski bir televizyon haber sunucusu ve muhabir olan Koike, ülkenin ilk kadın bakanı olarak da görev yapmış ve daha sonra partinin liderliği için mücadeleye girmiş ama başarısız olmuştu. Hala da Japonya'nın demirden tavanını delmeye çalışıyor.Onu (kaynayan) makamında ziyaret ettik; yayıncılık kariyeriyle ilgili görüntüler eşliğinde politika tartışıyor. "Bir düşük karbon toplumu yaratmamız önemli" diyor. "Bu, ekonomimizi zenginleştirecek." Biz binadan çıkıp kendimizi akşamın ağır havasına bırakırken Koike de bir Prius'la [Toyota] uzaklaşıyor.

Yanlış anlamayın. Yazın termostatı yükseltip kışın indirmek enerji tasarrufu ve küresel ısınmayla mücadele için iyi bir yöntem. Ama küresel iş dünyası olarak hepimiz bu yoldan gideceksek, çalışanların şort ve tişört giymesine de izin vermemiz gerekebilir.

Bir de şunu düşündüm: Cool İşyeri Japonya'nun verimliliğini azaltabilir. Ülke şu anda bir tür varoluş krizi yaşıyor. 10 yıldan uzun bir süredir ekonomisi çok yavaş büyüyot ve nüfusu giderek azalıyor. Sanki ulus çok çalışma ve mevcuttan farklı olanı yaratma kapasitesini kaybetmiş gibi.

Japon İş Federasyonu'nun ekonomi politikaları bürosu direktörü Kiyoaki Fujiwara, önümüzdeki 50 yılda yaşanacak hızlı nüfus azalmasını ve bunun olumsuz ekonomik etkilerini gösteren grafikler çıkarıyor. Ama belki de Japonya'nın demografik/ekonomik meseleleriyle Cool İşyeri programı arasında bazı bağlantılar vardır. Yılın önemli bir bölümünde binaların içindeki ısı, ne iş planı hazırlama ne de nüfusa katkı sağlama konusunda insanda heves bırakıyor. Ünlü Japonya uzmanı [besteci ve şarkı sözü yazarı] Cole Porter'ın [şarkısında] dediği gibi: "Burası Fena Halde Sıcak." ["It's Too Darn Hot"]

sayı: 36

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?