Yeşil bir üniversite
- Diğer Dünya Haberleri
- Kolombiya: Güneyin yeni yıldızı
- Sürgün kuşağı
- İlişkili Haberler
- Petrol rengi sanat
- Dünya'nın enerjisini bir kapsül karşılayabilir mi?
- Yenilesek mi, yenilemesek mi?
- Big Oil gerçekten yeşil oluyor
- Otomobil motorundan eve elektrik
- Alternatif enerji için dev anlaşma
- "Rüzgarlı" günler ufukta
- "Elektroya güneş ver"
- Yeni yeşiller büyük seviyor
- Pille yemek bile pişireceğiz
- "Sihire inanmayın"
- Akıllı enerji meselesi
- En zeki ve en parlak
- Otomobil elektrikleniyor
Abu Dabi'nin yöneticileri geleceği gördü ve o gelecekte petrol yok. Bu petro-emirlikte, parıldayan güneş panellerinden farklı alanlarda yüzlerce milyar dolarlık yatırımlara kadar her yerde bu durumun kanıtları görülebilir. Ancak Abu Dabi'nin petrolden sonraki yaşam için bıraktığı en büyük miras, bu sonbaharda açılacak olan Masdar Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (Masdar Institute-MI). Enstitü, alternatif enerji ve sürdürülebilirlik (ve kendine yeten yeşil bir şehir) üzerine yoğunlaşan dünyanın ilk lisansüstü bilim ve mühendislik araştırma üniversitesi. Küresel ekonomi uçurumun kıyısındayken ve petrol fiyatları bir yıl öncesinin yarısı düzeyindeyken daha iyi bir zamanlama olamazdı.
Bugün, Masdar Enstitüsü, vinç ormanının içinde yükselen kaba bir inşaat. Ama tamamlandığında, Abu Dabi'deki Rub al Khali (Boş Mahalle) çölünün sınırındaki kumlardan yükselen, 22 milyar dolarlık geleceğin şehrinin nüvesi olacak. Masdar, dünyanın sıfırdan inşa edilen ilk eko-şehri olmaya talip. Yakın gelecekteki ekonomik dalgalanmalar planları bozmazsa Masdar, gezegenin en zengin petrol yataklarından birinin üzerinde, güneş enerjili, otomobilsiz, sıfır enerji israflı, karbondan arınmış bir ortamda 40 bin kişiye ev sahipliği yapacak. Abu Dabi hükümetinin düşüncesi, teknoloji şirketleriyle işbirliği içinde bir zamanlar tamamen çöl olan bu altı kilometrekarelik alanı temiz enerji Ar-Ge'si için bir Silikon Vadisi'ne dönüştürmek.
Masdar Enstitüsü, Abu Dabi hükümetinin 1.5 milyar dolar tutan beş yıllık yatırımıyla Haziran 2008'de kuruldu. Emirliğin bu yatırımdaki başlıca ortağı Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'ydü (MIT). 6 Eylül'de MI kapılarını açtığında bir yıl boyunca MIT profesörleriyle yakın bir çalışma içinde olacak. MIT ve MI birleşik araştırma projelerinin geliştirilmesinde de işbirliği yapıyor. MIT akademik unvan programlarının tasarlanması için destek sağlayacak ve teknoloji endüstrilerinin Masdar şehrine çekilmesine yardım edecek. İlk yılında enstitü, dünyanın her köşesinden 25 öğretim üyesi ve tamamı burslu 100 öğrenci almayı hedefliyor; öğrenciler çoğunlukla Ortadoğu ve Kuzey Afrika'dan gelecek.
Bu aslında büyük bir kumar. Kişi başına düşen sera gazı salımında dünya sıralamasının en üstlerinde yer alan, müthiş varlıklı bir petrol devleti, güneş ve diğer alternatif enerjilerde rakiplerine üstünlük sağlamayı hedefliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) (ki bu ülke son ekonomik krize kadar hızla yükselen göz kamaştırıcı finansal merkez Dubai'yi dünyaya getirdi) için bile Masdar projesi devasa. Kalbinde MI'nin bulunduğu bu şehir 'el kasr' (kale) da denen geleneksel surlu şehirlerin sıkıştırılmış tasarımı temel alınarak planlandı. Ana planını Norman Foster'ın Londra merkezli mimari şirketinin çizdiği şehirde okullar, dükkânlar, güneşten korunan sokaklar ve enerji verimliliği yüksek binalar yer alacak. Hafif raylı sistem, Masdar içinde ve dışında işten eve dönenleri, ziyaretçileri ve eşyaları taşıyacak. 3 bin tane bilgisayarlı, bataryayla çalışan küçük kişisel ulaşım araçları (dört ila altı kişi taşıyan ve raylar üzerinde giden otomatik arabalar) yolcuları varacakları yerin 200 metre uzağındaki duraklara kadar götürecek. Tıpkı bir kale gibi, şehir, onu koruyan şeylerle çevrelenecek; rüzgâr ve ışıl elektriksel (fotovoltaik) tarlalar ve bilim insanlarının bir gün biyo-yakıt imal etmeyi umduğu yosun tarlalarıyla.
Abu Dabi'yi yöneten El Nahayan ailesi için daha çekici bir halkla ilişkiler faaliyeti hayal etmek zor. Asıl soru, bunu başarıp başaramayacakları. Emirlik kesinlikle gereken nakde sahip. Petrol fiyatlarındaki ve Abu Dabi rezervlerindeki düşüşe karşın, bu şehir-devletin üretimi, hâlâ dünyanın altıncı en büyüğü ve yüzyılın sonuna dek de böyle kalması bekleniyor. 1 trilyon dolara yaklaşan mal varlığıyla Abu Dabi'nin sermaye varlığı, dünyanın pek çok bankasından fazla.
Hazırlıklar yapılırken, MI'nin öğretim elemanları şimdiden işe alındı ve 25 araştırma görevlisi (geleceğin MI lisansüstü öğrencileri) sıkı biçimde çalışıyor. Daha önce İngiltere'deki Man-chester Üniversitesi'nin Mühendislik ve Fizik Bilimleri Fakültesi'nin dekanlığını yapan Rektör John Perkins, 100 boş yer için enstitüye bin başvuru olduğunu ve 80 öğrencinin bu sonbaharda başlamak üzere seçildiğini söylüyor. Londra Kraliyet Koleji'ndeki Geleceğin Enerjisi Laboratuarı'nın eski müdürü ve şimdi MI'nin araştırma ve endüstriyel ilişkiler başkanı olan Tarık Ali, ortak araştırmalar ve yeni teknolojiler için (henüz adları açıklanmayan) ticari ortaklarla "anlaşma imzalama aşamasında" olunduğunu söylüyor.
Okulu kurup işletmek bir şey; bunu Abu Dabi'nin yöneticilerinin isteklerini karşılayacak şekilde başarmaksa bambaşka bir şey. MI ve Masdar şehri, şemsiye kuruluş olan Masdar Initiative'in birer parçası. Abu Dabi'nin veliaht prensi Şeyh Muhammed bin Zayid El Nahayan'ın kurduğu bu yapı, geleceğin enerji teknolojilerinin geliştirilmesini hedefliyor. Masdar Arapça "kaynak" demek ve MI'nin yurtdışındaki yetenekler için bir mıknatıs işlevi görmesi, BAE akademisyenlerinin boy attığı bir tür fidelik olması ve en sonunda yetenekleri ve teknolojileri dünyanın diğer yerlerine ihraç etmesi bekleniyor.
Hızlı dönüşümler (bazen tehlikeli derecede hızlı) Körfez ülkelerinin tarihlerinin bir parçası. Masdar'ın birkaç kilometre batısında deniz kenarındaki bir kordon boyunca göz kamaştırıcı yeni ofis kuleleri dikiliyor. Bunlar, Abu Dabi'yi yarım yüzyılda bir tarım ve balıkçılık ekonomisinden zengin ve hızla büyüyen bir petro-devlete dönüştüren petrol zenginliğinin anıtları. 1958'e kadar burada petrol bulunamamıştı ve Abu Dabi'nin ilk asfalt yolu 1961'de yapıldı. Ama son yıllarda değişim sel gibi geldi. Komşu Dubai kendisini küresel bir finans merkezi ve bir aşırılık başkentine dönüştürdü. Ama 1971'de Britanya'dan bağımsızlığın kazanılmasından 2004'teki ölümüne kadar emirliği yöneten Şeyh Zayid bin Sultan El Nahayan yönetimindeki Abu Dabi, her zaman bir şekilde daha temkinliydi. Şeyh Zayid'in halefleri onun muhafazakâr modelini takip etti ve bu MI için iyiye işaret. Çevrecilik burada yeni ve göreceli bir kavram. Ama Şeyh Zayid büyük bir petrol üreticisi olarak Abu Dabi'nin çevreye karşı özel bir sorumluluğu olduğunu ve yönetici ailenin, diğer emirlikleri, petrolden sonraki yaşama hazırlaması gerektiğini fark etti. Bu yaklaşım ölümünden sonra, 2005'te Birleşmiş Milletler Çevre Programı tarafından yüceltilerek Şeyh Zayid'in adı "Dünyanın Şampiyonları" arasına alındı.
Zayid'in oğlu ve BAE'nin şimdiki başkanı ve Abu Dabi emiri Şeyh Halife bin Zayid El Nahayan bu geleneği devam ettirdi. Bu yılın başlarında, bir hükümet tarafından şimdiye dek başlatılan en azimli sürdürülebilirlik programını açıkladı. Başlangıç için 15 milyar dolarlık eğitim, üretim, araştırma ve güneş, rüzgâr, hidrojen enerjileri için proje geliştirme yatırımı yapılacak.
Ve sonra Masdar ortaya çıktı. Son yıllarda Texas A&M'den Yale'e kadar çok sayıda üniversite Körfez'de bölümler ve yerleşkeler açtı. Bu eğilimin okullar için kârlı ve bölge ülkeleri için de yararlı olduğu kanıtlandı. Bir zamanlar, Körfez'in en iyi ve en parlakları yüksek eğitimleri için yurtdışına giderdi (ve genellikle orada kalırlardı), ama şimdi memleketlerinde eğitim görme şansına sahipler. Yani beyin göçü, tamamen durmadıysa da yavaşladı.
MI uydu-yerleşke modelini bir adım daha ileriye taşımayı amaçlıyor. MIT'in uzmanlığına dayansa da MI yabancı bir üniversiteye bağlı değil Konsepti ve sermayesi yerli. Umut vadeden genç bilim insanlarını memlekette tutmayı ve yurtdışından başkalarını da çekmeyi amaçlıyor. Emirlik kendi kültürü ve adetleri konusunda korumacı olsa da petrolü bilgi ekonomisindeki fırsatlarla takas etmeye istekli. Bu antik çağdan modern çağa bu kadar hızlı geçen bir yer için kurulması kolay bir denge değil. Bu zor zamanlarda bile para mesele olmayabilir ama değişmeye ve yabancı etkisine karşı gösterilecek kültürel direnç sorun olabilir. Bu açıdan, Masdar'la ilgili en umut verici nokta (altında yatan düşünce ne kadar büyük olursa olsun) projenin küçük adımlarla başlaması.
sayı: 43



















