Televizyonun yeni boyutu
New Jersey, Secaucus kentine Ağustos'ta yaptığım bir gezide televizyonun geleceğiyle tanıştım. Bu ay-
dınlanma anı Panasonic'in Kuzey Amerika'daki merkez binasında yaşandı. Bahsettiğim cihaz 262 cm plazma ekran ve üç boyutlu ses teknolojisiyle donatılmış ev sineması sistemine sahip bir üç boyutlu televizyon prototipi. Tek kelimeyle nefes kesici. İlk yüksek çözünürlüklü televizyonu gördüğünüzde yaşadıklarınızı hatırlayın. Şimdi de bunun dopingli halini düşünün. Pekin Olimpiyatı'nda, Kuş Yuvası Stadyumu'ndaki olağanüstü açılış töreninin ve bugüne kadar ekranlarda gördüğüm her şeyden daha canlı ve gerçek gibi görünen bir futbol maçının üç boyutlu çekimlerini izledik. Kendimizi sahanın kenarında dikiliyormuş gibi hissetmiştik. Sıkı bir spor seyircisi değilim fakat ilk aklıma gelen bu teknolojinin sporseverler sayesinde patlayacağı oldu. Pazartesi gecesi futbolu asla aynı olmayacak. Yüksek çözünürlük teknolojisini benimseyen ve bu sayede patlama yapan Amerika'daki kablolu televizyon ağı ESPN tam bir spor bayramı yapacak.
Panasonic ilk üç boyutlu setlerini önümüzdeki yıl çıkaracak. Şirket henüz modellerini tanıtmadı ve fiyatları belli değil. Ama pahalı olacağı kesin. Henüz işin başındayız. Şu an ne düşündüğünüzü tahmin edebiliyorum; en iyi ihtimalle baş ağrıtıcı, en kötü ihtimalle acı verici olan üç boyutlu filmlerden izlemişsinizdir. Bu filmler, ekrandan fırlayıp üzerinize geliyormuş gibi görünen cam parçaları dâhil bir sürü hileyle dolu. Ancak içerik yaratıcıları üç boyutlu ürünler konusunda daha zekice bir yaklaşım izlemeye başladı. Burada maksat özel efektlerle ürkütmekten çok kendinizi izlediğiniz şeyin içinde hissetmeniz. Yeni üç boyutlu içerikler, üç boyutlu olduklarına dikkat çekmeye çalışmıyor. Efektler görünmez hale geliyor. Panasonic'teki gösterim sırasında izlediğim videonun üç boyutlu olduğu neredeyse aklımdan çıkmıştı.
Evet, özel gözlükler takıyorsunuz ama o ucuz gözlüklerden değil. Bunlar ekrana bağlı vericilerden gelen sinyalleri alan elektronik parçalar içeriyor. Bu sinyaller gözlüklerin camlarını ekrandaki görüntüye göre kapatıp açmaya yarıyor. Bu çok hızlı flaşları göz algılamıyor, ancak beyinde üç boyutluluk etkisi yaratıyor. Büyük ve kullanışsız gözlükler belki de bu teknolojinin aşması gereken en büyük engel. Kim aptal görünüşlü gözlükler takan bir arkadaş grubuyla takılmak ister ki?
Film yapımcıları popüler olmak için üç boyutlu teknolojiyi kullanma hevesinde. Halihazırda pek çok üç boyutlu film yapılıyor ve bu filmlerin gişe getirisi de yüksek. Şimdi bu deneyimi sinemadan evlere taşımak istiyorlar. Titanic'in yönetmeni James Cameron, Aralık'ta gösterime girecek Avatar adlı üç boyutlu bir film çekiyor. Cameron, basın toplantılarında filmden kısa görüntülerle herkesi etkiledi. Üç boyutlu filmlerin sinemadaki başarısı evdeki talebin artmasını sağlayabilir. Aslında Panasonic'in beklentisi de bu. Bilgisayar oyunları üreticisi Ubisoft yakında Avatar'ın iki ve üç boyutlu oyunlarını piyasaya sürecek. Ubisoft'un San Francisco'daki yapımcısı Patrick Naud "Bu bir hileden ibaret değil. Üç boyutlu ürünlerin kalıcı olacağını düşünüyoruz" diyor.
Üç boyutlu efektleri üretmenin farklı yolları var. Panasonic Tam Yüksek Çözünürlüklü Üç Boyut Teknolojisi (Full HD 3D) yöntemini kullanıyor. Bu yöntemde sahneler, yan yana konmuş yüksek çözünürlüklü iki kamerayla çekiliyor. Her kamera biri sağ göz, biri de sol göz için olmak üzere 1.080 piksellik yüksek çözünürlüklü tam görüntü kaydı yapıyor. Panasonic bu tekniğin, tek bir 1.080 piksellik görüntünün sol ve sağ flaşlar için iki parçaya ayrılmasından daha iyi sonuç verdiğini söylüyor. Elektronik ürün pazarının çekişmeli doğası düşünüldüğünde, üç boyutlu ürünler arasında tıpkı yüksek çözünürlüklü DVD ve Blu-ray arasında olduğu gibi vahşi bir format savaşı yaşanacağı öngörülebilir. Bu savaş, nihayetinde Blu-ray zaferini ilan etmeden önce, yüksek çözünürlüklü disklerin yayılmasına büyük oranda engel olmuştu. Fakat Panasonic Tüketici Elektroniği Başkan Yardımcısı Robert Perry'ye göre savaş ihtimali düşük, çünkü Panasonic'in kullandığı metodun "stüdyoların kabul edebileceği tek teknik" olduğunu söylüyor.
Sonuçları görmek için beklemeliyiz. Üç boyutlu oyunun parçası olabilmek için yeni bir televizyona, üç boyutlu diskleri oynatabilen bir Blu-ray DVD çalara ve üç boyutlu içeriğin getireceği yeni verileri transfer edebilecek yeni bir HDMI kablosuna ihtiyacınız olacak. İlk önce evde sadece DVD izleyebileceksiniz, fakat Panasonic üç boyutlu içeriklerin ileride kablo, uydu ve hatta karasal yayınlarla bile dağıtılacağını ümit ediyor. Yüksek çözünürlüklü televizyonların yaygınlaşması sekiz, dokuz yıl aldı. Üç boyutlu teknolojiyi de benzer bir süreç bekliyor.
Panasonic yöneticilerinin üç boyutlu teknolojinin patlama yapacağından yana kuşkusu yok. Hâlâ evinize böyle bir alet sokmayacağınızı düşünüyorsanız, önümüzdeki yıl bir mağazaya gidip birini inceleyene kadar bekleyin. Unutmayın, 1990'larda yüksek çözünürlüklü ürünlerin asla tutmayacağı, çünkü sıradan televizyonların yeterince iyi olduğu düşünülüyordu. Bugün hepimizin evinde bir yüksek çözünürlüklü televizyon var. Bahse girerim, aşağı yukarı 10 yıl içinde hepimiz birer üç boyutlu televizyon edinmiş olacağız.
(Lyons, Newsweek'e teknoloji yazıları yazıyor.)




















