Big Oil gerçekten yeşil oluyor

Big Oil, alternatif enerji alanında ağırlığı gittikçe artan bir yatırımcı olacak.
Rachel Sussman (Gallery Stock)

BP'nin 2001'deki "Beyond Petroleum" (Petrolün Ötesinde) çıkışını hatırlıyor musunuz? Parlak bir pazarlama kampanyasıydı. Amaç şirketin iş modelini değiştirmekten ziyade Lord John Browne'u Teflon'un petrol yöneticisi yapmaktı. BP'nin gelirleri -küçük bir kısmı hariç- petrolden sağlanıyordu ki hâlâ da öyle. O halde dünyanın en büyük petrol şirketlerinden gelen bu yeni yeşil bildiri sağanağını nasıl algılamalıyız? Temmuz'da ExxonMobil, arabalarda yakıt olarak kullanılacak yeşil yosun üretimine yönelik planlarını açıkladı. Eylül'de de Chevron Avustralya'daki dünyanın en büyük karbon ayrıştırma projesini duyurdu. Valero, Mara-thon ve Sunoco'nun son aylardaki girişimleri de ABD etanol piyasasının yüzde 7'sine hâkim olan Big Oil adlı şirketle sonuçlandı.

Liste uzayıp gidiyor. Ve bu sefer şaka değil. Evet bu projelerde çok para dönüyor. (Yeni teknolojiler işe yararsa bu paralar katlanarak artacak.) Ortadaki miktar, 2008 gelirlerinin sadece yüzde 4'ünü alternatif enerji yatırımlarına aktaran petrol devleri için hâlâ çerez parası. Asıl amaç, şirketlerin alternatif enerjileri sadece çevresel sorumluluğa sahip olduklarını vurgulamak değil (şuraya birkaç güneş paneli, buraya rüzgâr enerjisiyle ilgili bir sponsorluk), bir gün gerçek gelir getirebilecek gerçek bir iş gibi düşünmeye başladılar; ya da en azından fosil yakıt üretimini daha kârlı hale getirecek alternatifler olarak görüyorlar. PFC Energy Yönetim Kurulu Başkanı J. Robinson West'e göre, hükümetlerin alternatif enerjiyi öne çıkaran yeni bir "uzun vadeli gerçek yasal düzenleme" ile sanayi şirketlerini karbon salımlarını azaltmaya zorlamaları katalizör oluyor. Öte yandan Başkan Obama'nın yeşil teşvik çabaları ve Çin'in alternatif enerjilere yaptığı yatırımlar, yeşil teknolojiler için ciddi bir pazar yaratıyor.

Rusya ve Venezüella gibi ülkelerin büyük petrol şirketlerini saf dışı ettiği gerçeği de CEO'ları yeşil alternatiflere kaydırıyor. Ayrıca petrol şirketleri dünyanın en büyük enerji kullanıcıları ve nihayetinde karbon salımlarını telafi etmeleri gerekecek. "Büyük entegre petrol şirketlerinin er geç alternatif enerji arenasının da büyük oyuncuları olacaklarına inanıyorum," diyor eski Chevron yöneticisi, şu an Güney Kaliforniya Üniversitesi Enerji Enstitüsü'nün yöneticisi Don Paul.

Bu, şu anda dünyada en çok kullanılan enerjinin yüzde 1'inden azını üreten rüzgâr ve güneş enerjisinin, yüzde 82'sini sağlayan fosil yakıtların yerini alacağı anlamına gelmiyor. Aslında BP ve Shell gibi şirketler, rüzgâr ve güneş enerjisi alanlarındaki ticari projelerini geri çekerken Big Oil, bu enerjilerin içyapıdaki verimliliğini ya da doğal gaz gibi her geçen gün daha kârlı hale gelen fosil yakıtların ticari satışını arttırmak için nasıl kullanılabileceğini hesaplıyor. Örneğin Valero, rafinerilerine enerjiyi rüzgâr türbinlerinden sağlıyor; Chevron petrol çıkarılırken kullanılan buharı sağlamak için güneş enerjisi kullanıyor. En üst sırada yer alan 15 petrol ve gaz şirketinin toplam 1,9 trilyon dolar piyasa değeri olduğunu düşünürseniz, bu şirketlerin en büyük yenilenebilir enerji müşterisi potansiyeli taşıdığını açıkça görürsünüz.

Petrol şirketleri iş modellerinin alternatif enerji sektöründe nasıl işleyeceğine dair epey kafa patlatıyor. Paul, Big Oil'in önemli aktiflerinin (dev borular, sanayi amaçlı kullanım izinleri alınmış geniş arsalar, jeo-mühendislik tecrübesi ve dolgun cüzdanları) "bioyakıtların geliştirilmesi ve tedariki için biçilmiş kaftan" olduğuna işaret ediyor. Dolayısıyla ExxonMobil'in araba yakıtında yosun kullanma projesine 600 milyon dolarlık araştırma bütçesi ayırmasını ve Shell'in, bioyakıtlara odaklanmak amacıyla tüm yenilenebilir enerjilere ayırdığı yatırımı dondurması da bu çerçevede yorumlanmalı. Aynı şekilde Chevron gibi şirketler de dev jeotermal işletmeler kurmak için jeoloji uzmanlığına büyük para yatırmayı planlıyor.

Big Oil, alternatif enerji alanında ağırlığı gittikçe artan bir yatırımcı olacak. Risk sermayesi çeşmesi kurudu. Öte yandan bir varil petrolün 70 dolar olduğu düşünülürse, büyük petrol şirketlerinin bünyesindeki farklı girişimler, alternatif enerjilere akacak yatırımın miktarını ve bütçelerindeki yüzdesini arttırma eğiliminde. Big Oil'in tarihçesine bakıldığında şirket, araştırmaya harcadığı her bir dolara karşın pazara yeni bir ürün sunmak için yüzlerce dolar harcayacak. Geçen yaz açıklanan yeni projeler bir işaretse, alternatif enerjilerin pek yakında siyah altınla yıkanacağı söylenebilir.

sayı: 52

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?