Uzak ülke

Seçimleri tekrarlayacak Afganistan'da neler oluyor?
Altaf Qadri (AP)

Afganistan'da yanlış diş çekilmiş! Geçen hafta ülkede seçimlerin ikinci turunun 7 Kasım'da yapılacağı açıklandı. Afgan Seçim Şikayetleri Komisyonu 1.3 milyon oyu geçersiz ilan edince, ne Afganistan Cumhurbaşkanı Hamid Karzai ne de rakibi Dr. Abdullah Abdullah, seçimi kazanmak için Afgan Anayasası'nda öngörülen oyların yüzde 50'sini alabildi. Karzai başlangıçta seçimlerin ikinci tura uzamasına karşı çıksa da Batı başkentlerinden, özellikle de Washington'dan gelen baskılar sonucu buna razı olmak zorunda kaldı.

Şartlar seçimlerin ikinci tura uzamasını gerektiriyor ama bunun Afganistan'a hiçbir şey kazandırmayacağı açık. Zira seçimlerin yenilenmesi, yeni bir cumhurbaşkanı seçmekten daha vahim sorunları olan Afgan halkının sisteme olan güvenini büyük ölçüde sarstı ve ülkeye hâkim olan umutsuzluk havasını biraz daha pekiştirdi. Taliban'ın yoğun roket ve bombalı saldırıları altında 20 Ağustos'ta yapılan seçimlere katılım yüzde 20 civarındaydı. Bu kez bu oranın yüzde 5-10 civarında olması bekleniyor. Böylesi bir katılımla seçilecek liderin meşruiyeti tartışılacak; bu da ülkedeki siyasi kaosu çözmek yerine onu daha da karmaşık hale getirecek.

7 Kasım'daki seçimler, zaman ve coğrafi açıdan da bazı zorlukları beraberinde getirecek. Anayasaya göre, ikinci tur seçimler ilk tur sonuçlarının açıklanmasından iki hafta sonra yapılmalı. Dağlık bir ülke olan Afganistan'da Kasım başından itibaren birçok bölge karlar altında kalacağından kırsal bölgelerle kentler arasında ulaşım kesilecek ve hayat felce uğrayacak. Mevsim şartları göz önüne alınarak, seçimlerin 2010 baharına ertelenmesi ihtimali mevcut, ki bu siyasi belirsizliklerin sürmesine neden olabilir.

Ailesi sık-sık yolsuzlukla anılan Karzai hem kendi halkının hem de Batı'nın güvenini kaybetti, ancak yine Batı'nın elinde şu an tüm etnik grupları birarada tutabilecek ve sisteme hâkim bir başka isim yok. Karzai'nin sistemden dışlanması Peştun çoğunluğu gücendireceği için, akıllıca bir girişim sayılmaz. Aynı şekilde, temiz siyaset iddiasına rağmen Dr. Abdullah da sütten çıkmış ak kaşık olmadığı gibi ülkedeki tüm kesimlerin kabul edeceği bir isim olmaktan da uzak. Her ne kadar Peştun ve Tacik karışımı bir aileden gelse de Abdullah başta Peştunlar olmak üzere diğer etnik grupların gözünde Tacikler'in adamı.

Yine de Dr. Abdullah'ın seçimleri kazanabilir. Kış şartlarının sertliğine ek olarak savaş sürdüğü için Peştun çoğunluğun yaşadığı ülkenin güney bölgelerinde seçim yapmanın imkânsız olması (Seçime esas katılım Tacikler'in yaşadığı - savaştan uzak - kuzeyde olacak) Abdullah'ın şansını arttırıyor. Bu ihtimal ise hem etnik barışı bozup hem de siyasi dengeleri altüst edebilir.

Afganistan'daki siyasi karmaşada Batı'nın da payı büyük. Zira Batı kendi kamuoyunu tatmin etmek için Afganistan'ı hazır olmadığı halde seçime sürükledi. Ama farklı arayışlar da var. Bunlardan biri, ikinci tur seçimlerden sonra Afganistan'da Karzai ile Abdullah arasında varılacak bir uzlaşma ile bir milli birlik hükümetinin kurulması. Ayrıca Afganistan'daki NATO Kuvvetleri Komutanı General Stanley McChrystal'in tavsiyeleri doğrultusunda Afgan silahlı kuvvetlerinin eğitimine hız verilecek. Batı'nın en öncelikli hedefi, Taliban'la savaşı yürütebilecek kadar güçlü bir Afgan ordusu oluşturmak. Zira, NATO'nun şu an Afganistan'da verdiği askeri kayıplar, Batılı hükümetler için prestij kaybı olduğu kadar onların siyasi geleceklerini de ciddi anlamda tehdit ediyor. Onları kaygılandıran bir başka gelişme de, Afgan savaşının ön cephesi sayılan Pakistan'da Taliban'ın yeniden kontrolden çıkması. Taliban saldırıları, son günlerde askeri ve sivil kurumları hedef alan intihar eylemleri ve Veziristan bölgesinde patlak veren çatışmalarla yeniden alevlendi.

AfPak bölgesinde karmaşa sürerken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın İran, Pakistan ve belki de Afganistan'ı - ziyaret kulislerde fısıldansa da, güvenlik nedeniyle açıklanmıyor olabilir - kapsayan bir geziye çıkacak olması anlamlı. Bu ülkelerin kamuoylarında Batı'ya karşı derin kuşkular duyulurken, Erdoğan'ın bölge liderleriyle yapacağı görüşmeler, sakinleştirici bir etki yaratacaktır. Hatta Erdoğan'ın Batı ile Karzai arasında arabuluculuk etmesi bile konuşuluyor. Zira Batı'nın baskıları ile halklarının beklentileri arasında sıkışıp kalan Karzai ve Pakistan Cumhurbaşkanı Asıf Ali Zerdari için iki tarafla da konuşabilen "ortak bir dostun" gelmesi, her iki lidere de moral olabilir. Ama o kadar. Zira Türkiye'nin elinde ne Pakistan'daki Taliban saldırılarını durdurabilecek ne de Afganistan'daki siyasal kaosu sona erdirecek bir formül mevcut.

(Oğuz, Orta Asya uzmanı, Newsweek Türkiye yazarı.)

sayı: 53

Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Avrupa ve ABD'de yüksek kakao içerikli çikolata tüketimi yüzde 43 oranında arttı. Önceleri en pahalı ürün gamında sütlü çikolatalar yer ...

 

The Peek
 
 

Yılın en büyük güncel sanat etkinliğindeki provokasyona karşı koymak kolay değil.

 
 
 
 

Neden Andorra'lılar, Sardinya'lılar ya da Okinawa'lılar dünyadaki herkesten daha uzun yaşıyor?