RÖPORTAJ ARŞİVİ

7 Soruda "Paranormal Aktivite'"

Yeni bağımsız korku filmi, izleyicileri çığlık çığlığa bırakıyor. Hollywood'un ağzı sulanıyor. Bu film, bir adamın dijital fotoğraf makinesinden büyük ekrana nasıl geçti dersiniz?

Garip bir güç tarafından takip edilen Kaliforniyalı bir çifti anlatan düşük bütçeli bir korku filmi: "Paranormal Aktivite". Ve "Blair Cadısı"ndan beri Hollywood'un en büyük başarı hikâyesi. Filmi, yönetmenlik deneyimi olmayan bir video oyunu programcısı Oren Peli 15 bin dolar bütçeyle San Diego'daki evinde yedi günde çekti. Paranormal Aktivite film festivallerinde ödülleri almaya başladığında DreamWorks'ten bir yönetici, filmi Steven Spielberg'e gösterdi. Filmi satın alan Spielberg de daha sonra da Paramount'a teslim etti. 16 Ekim'de Amerika'da 760 salonda gösterime giren film salı günü itibariyle 36.9 milyon dolar hasılat yaptı. Bunda Twitter ve internetin atak pazarlama kampanyalarının etkisi büyük.

Bütün bunlar cesaret verici, çünkü Hollywood'un kapılarını hepimize açıyor. Nasıl reality şovlar sayesinde şimdilerde herkes meşhur olabiliyorsa dijital teknoloji sayesinde de artık herkes film yapabilirmiş gibi görünüyor. Peli'nin hikâyesi alışılmışın dışında olabilir fakat filmin konusu gayet bildik. Film, geceleri kötü ruh tarafından ziyaret edildiğine inanan Katie (Katie Featherston) adlı bir kadınla ilgili. Erkek arkadaşı Micah (Micah Sloat) uyurlarken evi kayıt etmesi için bir kamera satın alıyor. Ve böylece tüm film titrek bir amatör video görüntüsüyle akıyor. Peli, Newsweek'ten Ramin Setoodeh'ye 'Paranormal Aktivite'yi nasıl çektiğine dair sırlarını anlattı.

- Setoodeh: Film çekme fikri aklına nereden geldi?
Peli: İlk fikrin evinde duyduğu tuhaf seslerden sonra geldiğini söylüyor. "Aslında doğaüstü bir durum yoktu" diyor. "Fakat bu sayede kafama 'Biz uyurken neler oluyor' sorusu takıldı. Film izlemeyi her zaman sevmişimdir. Blair Cadısı gibi filmler, bir kameram, azıcık da bütçem olursa bir şeyler yapabileceğini göstermişti."

- 15 bin dolarlık bütçeyi neye harcadı?
"Çoğu ekipmana gitti" diyor. Kamera, teypler, piller ve bilgisayarda kurgu programı... "Bütçenin yarısından fazlası bunlara gitti."

- Filmi neden evinde çekti?
"Neden olmasın? Çok daha kolay görünüyor" diyor. Hatta bu durum ona evde bazı yenilemeler yapma fırsatı da verdi. "Kamerayı aldığımda etrafta deneme kayıtları yapmaya başladım ve bunlar pek de sinematik durmadı" diyor. "Evde bazı değişiklikler yaptım, yerlere parke döşettim, evi boyadım ve daha iyi bir görüntü elde etmek için biraz mobilya ekledim."

- Filmi nasıl kurguladı?
Peli, kurgu yapmayı internette kendi kendine öğrendiğini söylüyor. "Filmi çekmeden bir sene boyunca kendi kendime CGI ve audio mix çalıştım" diyor. "Yeteneklerimi ve kapasitemi bilmem gerekiyordu. Neyi yapabilirim ve neyi yapamam, filmi buna göre planlamalıydım. Sonra bir kurgu programı aldım ve denemelere başladım."

- Filmin sonu neden değişti?
Orijinal versiyonda Katie kötü ruhlar tarafından ele geçirildikten sonra polis eve dalıp onu vuruyordu. "O sahne daha yavaştı" diyor. "Dokunaklı bir tarafı yoktu. İyiydi, ama mükemmel değildi." Filmin seyircilere çığlık attıran ve koltuklarına yapıştıran şimdiki sonunu Spielberg önerdi.

- Blair Cadısı'na benzemesinden endişe duyuyor mu?
Kimse yıllardır Blair Cadısı'nın yönetmenleri Daniel Myrick ve Eduardo Sanchez'den haber almıyor ve bunun sebebi ormanda kaybolmaları değil. "Filmi beğenmeyecek insanlar daima çıkar. Reklam furyaları olsa da olmasa da" diyor Peli. "Birçok insan hâlâ blogunda ve Twitter profilinde yazıyor: Reklam furyalarına inanın."

- İşini bırakmayı düşünüyor mu?
Kısaca, evet. Peli artık bir yönetmen; ayrıca bir Paramount temsilcisi, bir sonraki projesi üzerinde çalıştığını söyledi. Ama önemli bir Hollywood dersi aldı: Bazen saklaman gereken bir şey olmasa bile her şeyi sır olarak saklarsan daha çok ilgi çekersin. "Gelecek projem hakkında hiçbir şey söylemeyeceğim" diyor. Ne zaman çıkacak? "Bilmiyorum." Spielberg de olacak mı? "Yorum yok."

sayı: 54

Yorumlar
Member Comments
  • Yazan: Misafir - 31/08/2010 17:47:50

    valla filme ayırdığım vakte acıdım.. korkmaktan çok güldüm =) halada gülüyorum aklııma geldikçe =)

  • Yazan: Misafir - 22/04/2010 13:56:25

    Sıkıntıdan patlayacaktım nerdeyse. Son 5 dk. hareketliydi :)) Boşşşş....


 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?