Geleceğe dönüş
Teknolojiye merak sardığımda (bir gardırop boyundaki) mini bilgisayarların yerini almaya başlayan masaüstü PC'ler büyük olaydı. Bugün, heyecan dalgası, akıllı telefon olarak da bilinen taşınabilir cihazlara yönelmeye başladı. Bu yeni pazarın gelişimine şahit olmak, klasik bir filmin, eski senaryo ama yeni yıldızlarla, yeni versiyonunu seyretmeye benziyor.
Şimdi de tıpkı önceki gibi küçük bir cihaz daha büyüğünün yerini alıyor. Bir bakıma ilkel kalan bir platform hızla evrimleşiyor. Donanım üreticileri hangi ara yüzün daha iyi çalışacağını saptamaya çalışıyor. Şimdi de tıpkı önceki gibi, pazar liderlerinin tahtını sarsacak bir teknolojinin ortaya çıkmasıyla yeni bir ekosistem yaratılıyor.
1984'te Apple, ofis programları gibi yazılımların metin komutları dışında imgelere tıklanarak kullanılmasını sağlayan, grafik kullanıcı ara yüzlü ilk bilgisayar olan orijinal Macintosh'u çıkardığında büyük bir hamle gerçekleştirmişti. Microsoft'un Windows 3.0'ı çıkararak bu başarıyla kıyaslanabilecek bir şey ortaya koyması tam altı yıl aldı. Altı yıl! Bütün bu zaman zarfında Apple pazarın tek hâkimiydi. Buna rağmen, Windows dünyayı ele geçirdi ve şu anda toplam pazar payının yüzde 90'dan fazlası elinde. Apple ise şu anda dünya çapında yüzde 5'lik bir pazar payına sahip ve sesini pek çıkartamıyor.
Bugün mobil telefon piyasasında da durum aynı. Haziran 2007'de Apple iPhone'u piyasaya çıkardı. Bu araç öylesine yenilikçiydi ki piyasaya sürüldükten iki buçuk yıl sonra bile karşısına rakip çıkamadı. Nokia ve Research In Motion akıllı telefon pazarının büyük bir bölümünü ellerinde tutuyor, fakat eskiyen yazılım platformları Apple'a oranla modası geçmiş görünüyor.
Acaba Apple'ın iPhone'u da Mac'le aynı kaderi mi paylaşacak? Yoksa Apple önceki deneyimlerinden bir şeyler öğrendi mi? Mac meselesinde Apple'ın en büyük hatası diğer firmaların yazılımını kullanmalarına imkân verecek lisansı vermemesiydi. Çünkü Apple'ın CEO'su Steve Jobs'ın yazılımın donanımla sıkı sıkıya eşleşmesi gerektiğine inanan bir kontrol manyağıydı. Microsoft ise aksine her PC üreticisinin Windows işletim sistemi lisansını kullanmasına izin verdi. Böyle bir hamlenin ardında "kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez" düşüncesi yatıyordu. Microsoft, kullanıcılarının kendi ürününe dair deneyimlerini kontrol edemedi. Ancak bu yaklaşım çeşitli bilgisayarların ve düşük fiyatların ortaya çıkmasını sağladı. Dünyanın büyük kısmında "idare eden" ucuz bilgisayarlar, Apple'ın daha pahalı, mükemmel bilgisayar yaklaşımına baskın çıktı. Microsoft yazılımcıları Windows tabanlı program yazmaya da teşvik etti. Böylece Windows daha çekici hale geldi ve kendi iç dinamiğiyle güçlenen bir mekanizmaya dönüştü.
Apple ve iPhone için bu dönem bazı yönlerden 1984'ün yeni baştan yaşanması gibi. Tıpkı Mac'te olduğu gibi iPhone'un donanımı ve yazılımı sıkı bir şekilde birbirine bağlı. Diğer yandan rakipleri Microsoft yaklaşımını izliyor. Bunların arasında en dikkat çeken Google, bütün telefon üreticilerinin ücretsiz kullanabileceği Android adlı bir akıllı telefon işletim sistemi geliştirdi. Android, birçok programı aynı anda çalıştırmak gibi, iPhone'da olmayan bazı işlevlere sahip. Yakında daha fazla çeşitlilikle, daha düşük fiyatlarla ama kullanıcının yaşadığı deneyimin muhtemelen daha az öngörülebilir olduğu bir durumla karşılaşacağız. Teknoloji tutkunlarında heyecan dalgası yaratan yeni bir cihazsa Motorola'nın çıkardığı ve bu ay vitrinlerdeki yerini alan Droid. Dokunmatik ekranı iPhone'a benziyor ama gerçek bir klavyesi de var. Üstelik iPhone pek de iyi olmayan AT&T şebekesinde çalışırken Droid, Verizon şebekesini kullanıyor.
Ancak Apple, Microsoft'tan bir şeyler öğreniyor. Şirket dışından kişilerin iPhone için uygulama geliştirmesini geniş ölçüde destekliyor. Şu anda iPhone'da kullanılabilecek 100 bin uygulama bulunuyor ki bu Android'in uygulamalarından 10 kat fazla. Ancak zamanla iPhone'da kullanılan yazılımların çoğu Android'e de uyarlanacak. Dolayısıyla Apple'ın avantajı ortadan kalkacak. Piyasa araştırma şirketi Gartner'ın tahminlerine göre, Android tabanlı cihazların büyük dalgalar halinde piyasayı basması beklendiğinden 2012 yılı itibariyle Android iPhone'dan biraz daha büyük bir pazar payına sahip olacak. Gelecek yıl piyasaya çıkacağı söylenen Apple tablet PC'si, Apple'ın mobil cihazlardaki konumunu güçlendirebilir fakat Apple yalnız bu bilgisayarla Android ordusuyla asla başa çıkamaz. Tıpkı kişisel bilgisayarlardaki gibi akıllı telefonlarda da Apple nihayetinde yeniden niş pazara hitap eden bir oyuncuya dönüşüp küçük bir kitle için harika işler yapmakla yetinebilir.




















