Gelecekle savaşamazsınız
Silikon Vadisi'ne göre iki tip insan var; kavrayanlar ve kavrayamayanlar. Kavrayanlar internetin insanlık tarihinin en büyük olgusu olduğunu anlıyor. Öyle güçlü bir rüzgâr ki onunla baş edebilmenin tek yolu ona katılıp, yeni bir dünya inşa ederek para kazanmayı ummaktan geçiyor. Kavrayamayanlarsa internetin rüzgârıyla mücadele ediyor. Bütün endüstriler bu tanıma uyuyor: Sinema, müzik, yayıncılık, emlak, kablolu televizyon, mobil telefon operatörleri ve liste uzayıp gidiyor.
Şu anda, Çin listenin başında. Google'ın Çin'in arama sonuçlarını sansür etmesi talebine artık uymayacağını söyleyerek verdiği mesaj bu. Çin kuralları çiğnemekle suçlanıyor; çağdışı ve ahmak olarak tanımlanıyor. Çin güneş panellerinden hızlı trenlere yeni nesil teknolojilerde çok ileri olduğunu kanıtlasa da böyle değerlendiriliyor.
Çin internet meselesini tam kavrayamadı. Hack'lemede ve interneti bir şeyler çalmak için kullanmada müthişler. Ya filtrelemeye, bilgiyi sınırlamaya ve insanların gerçeğin sansürlenmiş sürümünü görmesine yol açan arama motorlarına ne demeli? Çin internetle ahmakça mücadele ediyor; ve internetle mücadele eden herkes gibi Çin de kaybedecek.
Çin'de insanlar internette IP numaralarını gizleyen Tor gibi güvenlik araçlarıyla "Büyük Güvenlik Duvarı"nı geçebilir. Tor sanal tüneller oluşturmanızı ve böylece filtreleri atlatarak kimliğiniz gizli bir şekilde iletişim kurmanızı sağlıyor. Mobil internete geçişse daha da fazla özgürlük sağlıyor. Artık herkesin akıllı telefonu var, yani herkesin cebinde bir video kamera ve mobil uydu aracı bulunuyor. Bunu nasıl engelleyeceksiniz? İran'daki hükümet ana akım medyanın faaliyetini durdurdu. Fakat haberler ve fotoğraflar Twitter aracılığıyla akmaya devam etti. Evet, bir devlet Twitter mesajlarının yollandığı servis sağlayıcılarını engelleyebilir. Fakat sonra hacker'lar, kimliği gizleyen Proxy servis sağlayıcılar kurarak yoldaki engellerin etrafından dolanır. Teoride bir devlet bütün mobil ve sabit hat operatörleri ve internet servis sağlayıcılarının faaliyetlerini durdurabilir. Fakat karanlık çağlara döndürülen bir toplumda oluşacak tepkiyi hayal edin.
Google Çin'le kesinlikle Faustvari bir pazarlığa girmemeliydi. Çinli internet kullanıcılarının Google'a hiç girmemesindense sınırlı sürümünü elde etmelerinin daha iyi olduğunu söyleyerek bu anlaşmayı meşrulaştırdı. Bence bu iddia geçersizdi ve firma sadece para kazanmak istedi. Fakat Google dört yılın ardından Çin'de çok az yol aldı ve muhtemelen çok para kaybediyor. Google Çinli arama motoru Baidu'nun yarısı kadar pazar payına sahip ve mesafe kat edemiyor gibi. Belki Google sadece Çin'den ayrılmak istiyor ve sansür savaşı geri çekilişinin bahanesi olacak. (Firmanın bir sözcüsü bunu reddetti ve Newsweek'i şirketin bu konuya dair blog postasına yönlendirdi. *) Belki de Google çalışanları Çin'in hack'lemesine aslında şaşırmadı. Öyle olsa gerek, çünkü ABD dâhil bütün ülkeler, interneti her zaman hack'liyor ve insanları gizlice gözetlemekte kullanıyor.
Google'ın gerçek motivasyonu ne olursa olsun, bu tartışma anlamlı. İnternet herhangi bir ülkeden daha büyük -hatta Çin'den bile. Çin'i durumu kavramayan bir ülke olarak görmek dünyanın geri kalanının dikkatini çekmenin bir yolu olabilir.
Güncelleme: Bu haber ilk yayımlandığında Google'ın bir sözcüsü Newsweek'e ülkeden ayrılmak yönündeki muhtemel kararlarının başka bir konuyu gizlemekle alâkasının olmadığını söyledi. "Bu bütünüyle asılsız," diyor Google, "Aslına bakarsak Çin'de gelmiş geçmiş en iyi çeyreğimizi yaşadık."




















