RÖPORTAJ ARŞİVİ

Muhammed Rıza Haydari

Diplomat muhalif oldu.
Reuters

İran'da geçen yaz gerçekleşen tartışmalı seçimlerden sonra, İranlı hükümet yetkililerinin çoğu rejimi destekleyen bir tablo sundu. Ama gerçeği maskeleyen bu görüntü kayboluyor. Ocak başlarında, Oslo Başkonsolosu Muhammed Rıza Haydari görevinden istifa etti. Bu şimdiye kadar kamuoyuna yansıyan en üst düzey istifa. Tahran bunun vereceği zararları, istifayı kabul etmeyerek engellemeye çalışıyor. Bu arada 43 yaşındaki Haydari başka İranlı yetkilileri de muhalif Yeşil Hareket'e destek vermeye teşvik ediyor. Haydari, Newsweek'ten Babak Dehghanpisheh'e konuştu.

- Newsweek: Neden istifa ettiniz?
Haydari: Şiiler için hayati bir gün olan Aşure Günü'nde (27 Aralık) İran halkına yönelik sert ve şiddetli baskıları görünce, Yeşil Hareket'e destek için yapmam gerekeni yaptım. İran tarihinde asla Aşure Günü'nde insanlara böyle davranılmadı. Ben de hükümet içinde bile bu tarz hareketlere karşı çıkanlar olduğunu göstermek için istifa ettim.

- Güvenlik güçlerinin protestoculara karşılık verme şekli sizi şaşırttı mı?
Tabii ki. Bazı arkadaşlarıma Aşure Günü'nde en ufak bir şey olmasının imkânsız olduğunu söyledim. Kimsenin burnu bile kanamayacaktı.

- Diğer memurları da istifaya teşvik ediyorsunuz.
Evet, bir bildiri yayınlayarak birlikte çalıştığım insanlardan insan hakları ihlallerini görmelerini ve halk hareketini desteklemelerini istedim.

- Açtığınız yoldan gitmeyi düşünen diğer memurlardan sizinle iletişime geçen oldu mu?
Birçok insan benimle iletişime geçti. Ama ne adlarını ne de onlara dair bildiklerimi afişe edebilirim.

- Devletin hangi makamlarında çalışıyorlar?
Görüştüğüm kişilerin çoğu elçilik görevlileri. Fakat hükümette Yeşil Hareket'i gönülden destekleyen birçok insan var.

- Tahran'daki yetkililerin istifanıza tepkisi nasıl oldu?
Yetkililer istifamı kabul etmedi. Görevimin başına dönmemi bekliyorlar. Şimdiye kadar anlattıklarımın yanlış olduğunu ve bu beyanları Batı medyasının etkisi altında yaptığımı itiraf etmemi söylediler.

- Tahran'dan üç kişilik bir komitenin sizinle konuşmak üzere gönderildiği doğru mu?
Evet, bunlar istihbarat ve güvenlik görevlileriydi.

- Sizi tehdit ettiler mi?
Tehdit olarak adlandırabilirsiniz. Esas olarak kararımdan dönmezsem, sonuçlarına katlanacağımı söylediler. Hâlihazırda her şeyimi kaybettim: 20 yıllık iş deneyimim ve İran'da sahip olduğum her şey. Eğer geri dönersem, bunların hepsine kavuşabileceğimi ve hatta daha fazlasını verebileceklerini söylediler. Fakat seçtiğim yolun bu olduğunu onlara belirttim.

- Norveç'e iltica başvurusunda bulundunuz mu?
Evet, başvurumun sonuçlanması birkaç ay sürecek.

- Bu esnada aileniz İran'a dönecek mi?
Hayır. Dönerlerse, bu bana baskı uygulamak için kullanılabilir. Yani, bu yolda hep beraber yürüyeceğiz.

- Hem kendiniz hem de onların güvenliği için kaygı duyuyor musunuz?
Tabii ki duyuyorum. Ama Norveç polisi, durumu kontrol ettiklerine ve onların koruması altında olduğumuza dair güvence verdi.

- İran'ın geleceğinde kendinize nasıl bir rol biçiyorsunuz?
Bütün İranlılar'ın geri dönüp, normal bir hayat sürmelerini umut ediyorum. Fakat durum şimdiki gibi devam ederse, diğerlerinin yanında insan hakları konusunun da peşini bırakmayacağım. Dış politika konusunda uzman olduğumdan Yeşil Hareket'e danışmanlık yapabilirim.

sayı: 68

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?