Tuhaf dostlar
Geçen yaz, protestocular Tahran sokaklarında toplandığında, beklenmedik bir dost Kuzey Carolina'daki gizli bir yerde hararetle çalışıyordu. Dynamic Internet Technology (DIT) CEO'su Bill Xia internet servis sağlayıcılarını çökmesini önlemeye çabalıyordu. İran'da bağımsız yayıncılığın yasaklanmasıyla birlikte, rejim, protestocuların çok önemli web sitelerine erişimini de engellemeye uğraşıyordu. Eylemciler de yardım için Xia'ya ve ABD'deki bir avuç programcıya yönelmişti.
Xia ve ortakları, ABD merkezli Küresel İnternet Özgürlüğü Konsorsiyumu'nda (GIFC) dünyanın en güçlü "atlatma yazılımlarından" bazılarını üretiyor. Bu tür bir yazılım kullanıcıların çevrimiçi engelleri aşmasını sağlıyor. Haziran'dan beri, internete giremeyen İranlılar Konsorsiyum'un Farsça arayüzüne yoğun ilgi gösteriyor. GIFC'nin müdür yardımcısı Shiyu Zhou, daha fazlasını yapabileceklerini söylüyor. GIFC'nin internette diktatörlüklerin koyduğu güvenlik duvarlarını yıkmaktan başka bir hedefi yok. Bu mücadele umulmadık ittifaklara yol açıyor. Hatta internet üzerinden Washington'u Beijing ile doğrudan çatışmaya itiyor.
Aslında yeni siber eylemciler İran'la pek ilgilenmiyordu. GIFC, Beijing tarafından yasadışı ilan edilen mistik Falun Gong tarikatının ABD'deki müritlerince kuruldu. Çinli yetkililer grubu zor kullanarak bastırdı ve tarikata dair her şeyi Çin internet trafiğinden filtreledi. Fakat 2001'de, ABD'de yaşayan Xia ve 50 kadar tarikat müridi Çin'in uyguladığı sansürü aşmak için yazılım oluşturmaya başladı.
2006 yazında, Zhou destek bulmak için, Hudson Enstitüsü'nden Michael Horowitz ve ABD'nin Macaristan eski Elçisi Mark Palmer ile görüştü. Onlar konuyu Virginia kongre üyesi Frank Wolf'a iletti. Wolf "ABD hükümeti durumu düzeltmek için ne yaptıysa sonuç alamadı. Ben de 15 milyon doları 'internet özgürlüğü eylemleri'ne destek için 2008 yurt dışı operasyonlar ödeneğine ilave ettim" diyor.
Bu sırada, GIFC'nin yazılımı dünyanın diğer bölgelerinde de tutulmaya başladı. Burma'da 2007'de yaşanan Safran Devrimi esnasında ve Mart 2008'deki Tibet protestolarında önemli bir rol oynadı. GIFC 2008'de İranlılar'ın yazılımlarına olan ilgisinin arttığını fark ettikten sonra, ekip Farsça bir arayüz geliştirdi. Fakat grubun faaliyet alanının genişlemesine karşın, Dışişleri Bakanlığı 2009'da internet özgürlüğü fonlarına ödenek tahsis ettiğinde, para Freedom House ve Sesawe Konsorsiyumu'na gitti. Bu iki Amerikalı grup da benzer projelerde çalışıyor. Wolf bu kararın alınmasının tek bir nedeni olduğunu söylüyor: "Dışişleri Bakanlığı Falun Gong ile birlikte hareket etmek istemedi ve başkalarını bulmaya çalıştı." Bunun anlamı açık. Hükümet bu fonlamalar üzerine yorum yapmak istemiyor. Fakat büyük meblağların tarikat üyelerine ödenmesi halinde, bu tavrın ABD'nin Çin ile işbirliği içinde olmak istediği bir dönemde Beijing'i rahatsız edeceği aşikâr. Ayrıca Washington'daki birçok kişi Falun Gong'u sokak delilerinden oluşan bir tarikat olarak görüyor.
Ama Tahran'ın internete yönelik önlemleri sıkılaştırmasından dolayı, İranlı eylemcilerin bu tip kılı kırk yaran tutumlarla vakit geçirecek lüksleri yok. Zhou ve Xia, Washington destek versin ya da vermesin, İranlılar'a yardım etmeye kararlı. ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton yakınlarda internet özgürlüğüne değinen bir konuşmasında, bir grup ismi vermeden, önümüzdeki yıllarda belki daha fazla destek verebileceklerini söyledi. Bu esnada, Zhou ve Xia ellerinden geleni yapıyor. "Bilgiye erişim özgürlüğü, en azından insanlara bunu sağlayabiliriz" diyor Xia. "Eğer bilgi edinme hakkınız yoksa neyiniz olabilir ki?"
(maziar bahari ve babak dehghanpisheh'in katkılarıyla.)
sayı: 68



















