Bu işin bedelini kim ödeyecek?
Obama yönetiminin 2011 için önerdiği bütçe de dahil, federal bütçe tahminiyle ilgili tüm yakın tarihli rapor ve toplantılarda pek az kişi şu hayati soruları sordu: Federal hükümet ne yapmalı ve neden yapmalı, kim ödemeli? Hükümetin rolünün tanımlanmasındaki ilk prensipleri belirleyecek kadar geriye gitmeliyiz. Ayrıca hükümetten yardım alan birinin salt bunu daha önce de yaptığı için, ahlâki olarak buna hakkı olduğunu varsayma menfaatçiliğinden de vazgeçmeliyiz.
Başta Başkan Obama olmak üzere iki taraftan çoğu lideri de kapsayan kocaman bir samimiyetsizlik uçurumuyla karşı karşıyayız. Yıllık bütçe deyince işin içine büyük rakamlar girer. Ancak çok az rakam, çıkmazımızın özünü yakalar. İşte bazıları:
Birincisi, yönetim 2011'den 2020'ye toplam 45.8 trilyon dolar harcama öngörüyor, buna karşılık 37.3 trilyon dolar vergi ve kazanç bekliyor. 8.5 trilyon dolarlık toplam bütçe açığı, harcamalarının neredeyse beşte biri. 2020'ye denk düşen açık 1 trilyon dolar, bu da o yılın harcamalarının beşte biri kadar. O yıl öngörülen harcamalar 5.7 trilyon, toplanacak vergilerse 4.7 trilyon dolar. Bu rakamlar ekonominin tamamen iyileşeceğini varsayıyor. Buradan alınacak mesaj şu: Amerikalılar'ın iyi yönetim hizmetleriyle ilgili arzuları ve düşük vergiler arasında büyük bir orantısızlık var.
İkincisi, öngörülen 45.8 trilyon dolarlık harcamanın neredeyse 20 trilyonu üç programa ayrılmış: Sosyal Güvenlik, Medicare (65 yaş ve üzeri vatandaşlara sağlık sigortası) ve Medicaid (yoksullara sağlık sigortası). Buradan alınacak mesaj da şu: Bütçe aslen, geliri vergilerin çoğunu ödeyen çalışanlardan toplayıp emeklilere aktarmanın bir aracı. 2. Dünya Savaşı sonrasında doğanlar (baby boomer) 2020'lerde emekli oldukça, bütçe açığı da artacak.
Üçüncüsü, mevcut hükümet programlarında büyük kesinti veya vergi artışı yapılmazsa dev bütçe açıklarını kapatmanın yolu yok. Diyelim ki gelecekteki tüm bütçe açıklarını vergi artışlarıyla karşılamaya karar verdik. 2020'de vergiler, 1970-2009 döneminin ortalama vergi yüküne kıyasla kabaca yüzde 50 artmış olacak.
Bunu yapmak da yürek ister. 65 yaşına gelmiş Amerikalılar'ın önünde ortalama 18 yıllık bir ömür var. Bugün hükümet bu insanların her biri için kabaca yılda 25 bin dolar ödüyor. Bu para ağır vergi artışları ve başka programlarda acımasız kesintiler yapmadan veya başka bir mali krizi tetikleyebilecek muazzam bütçe açıklarına neden olmadan makul bir şekilde karşılanamaz. Hazine bonosu alıcıları bu kadar borcu yutmakta zorlanabilir.
Sosyal Güvenlik ve Medi-care'e hak kazanma yaşı yavaş yavaş 70'e çıkarılmalı. Parasal durumu iyi olan emekliler daha düşük Sosyal Güvenlik ödemesi almalı ve Medicare'e de daha çok ödemeli. İşe yaramayan programlara son verilmeli: Örneğin çiftçilere verilen sübvansiyonlar. Bunlar yapılsa bile gelecekte vergi artışları zorunlu olacak. Bu meselelerle yüzleşmediğiniz sürece -ki Obama yüzleşmiyor- temel bütçe sorunlarından da kaçıyorsunuz demektir.
Taahhüt altına girilmeyecek kadar karışık zamanlarda yaşıyoruz, doğrudur. Bütçe açığını hızla kapatmaya çalışmak ekonomide iyileşmeye zarar verebilir. İhtiyacımız olan, gelecekteki bütçe açıklarını önlemek için güvenilir adımlar atmak. Kongredeki Cumhuriyetçi liderlerin (Cumhuriyetçi Paul Ryan ve Senatör Judd Gregg istisna) ve başkanların çoğunun zor sorulardan kaçtığı da doğrudur. Obama sonunda bütçe değişiklikleri önermek üzere iki partiden üyelerin oluşturduğu bir komisyon görevlendirdi. Fakat bu komisyonun yetkileri belirsiz ve yönetimin önündeki hedef de epey mütevazı. Amaç, bütçenin dengesini tutturmak değil; temel olarak daha küçük bir bütçe açığı yakalamak, yani borca düşmüş ödemelerin yıllık faizlerini ödemeyle sınırlı bir bütçe. Böylece 2015'te 752 milyar dolarlık bir bütçe açığı yerine 571 milyar dolarlık bir açık hedefleniyor. Atla deve değil.
Artık yama yaparak idare edemeyiz. Daha şimdiden emeklilik ödemelerinin azaltılmasına veya işe yaramaz programların kaldırılmasına yönelik hazırlıklar için gereken çok değerli uzun bir zaman kaybedildi. Şimdi her geçen gün daha çok adil olmamakla suçlanıyoruz. Harcamaları kesmezsek gençler muazzam vergi artışlarını sırtladıklarından (haklı olarak) şikayet edebilir. Harcamaları kesersek, hak sahipleri önceden bu konuda uyarılmadıklarından (haklı olarak) şikayet edebilir.
Sorunları erteleme politikalarını iki parti de sürdürüyor. Bu politikalar her ikisinin de paylaştığı varsayımlara dayanıyor: Büyük bütçe açıklarının bir krize neden olacağını (veya zamanını) bilmiyoruz. Bu yüzden en kolay politik yaklaşım biraz ağırdan alıp sorunları ertelemek ve sonra diğer partiyi suçlamaktır. Ancak bu özensizlik, daha büyük bütçe açıklarıyla biraraya geldiğinde büyük riske neden olur. Yatırımcılar Hazine hisselerine olan güvenlerini kaybederse, ardından gelen kriz ani harcama kesintilerini ve vergi artışlarını zorunlu kılabilir, bu da bugün önümüzde duran seçenekleri kırılgan hale getirir.




















